Bir Bilgi
Ana sayfa » Deyimler » A Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

A Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

ağlama duvarına dönmek : herkesin şikâyetini, derdini dinler duruma gelmek.

ağrısız başına kaşbastı bağlamak : kendine gereksiz yere iş çıkarmak? anlamında kullanılan bir söz.

ağza (ağızlara) düşmek : dedikodu konusu olmak.

ağza alınmaz (alınmayacak) : söylenmesi ayıp, çirkin (söz, küfür). Örnek Kullanım : Bu ağza alınmaz söz üzerine karşıdakiler birden alevlendiler. -O. C. Kaygılı.

ağza almamak : anmamak, sözünü etmemek. Örnek Kullanım : Tövbekâr olduktan sonra eskiden işlediğimiz günahlar ağza alınmaz. -H. E. Adıvar.

ağza tat, boğaza feryat : miktarı çok az olan yiyecek? anlamında kullanılan bir söz.

ağzı açık (bir karış açık) kalmak : çok şaşırmak, şaşakalmak. Örnek Kullanım : Başımı kaldırıp yukarı bakınca şaşkınlıktan ağzım açık kalıyor. -A. Ümit.

ağzı açık ayran delisi (budalası) : 1) yeni gördüğü her şeye şaşkınlıkla bakan 2) saf, bön.

ağzı açık kalmak : şaşırmak. Örnek Kullanım : Dillere destan İstanbul nezaketini o evde gördüm, ağzım açık kaldı. -A. Kutlu.

ağzı burnu yerinde : oldukça güzel, yakışıklı.

ağzı çiriş çanağına dönmek : ağzı kuruyup acılaşmak.

ağzı dili (ağzı) kurumak : 1) susuz kalmak 2) konuşamaz duruma gelmek. Örnek Kullanım : Ağzım dilim kurudu, kız yalvara yalvara? -Halk türküsü.

ağzı dili bağlanmak : herhangi bir sebeple konuşamaz olmak.

ağzı dili tutulmak : 1) konuşamamak 2) beklenmedik bir durum karşısında heyecanlanmak, hayranlık duymak. Örnek Kullanım : Kızları gördün, ağzın dilin tutuldu gayri. -N. Cumalı.

ağzı dolu dolu konuşmak : heyecanlı söz söylemek. Örnek Kullanım : Birkaç kişiyle, garip bir lisanla ağzı dolu dolu konuşmaya başladı. -S. F. Abasıyanık.

ağzı kilitlenmek : konuşamaz duruma gelmek. Örnek Kullanım : Fakat yalnız kaldıkları vakit ağzı kilitlendi ve tek gözü de Gülizar’ı görmez oldu. -N. Hikmet.

ağzı köpürmek : çok öfkelenmek. Örnek Kullanım : Âdeta saldırdı üstüme ağzı köpürmüş, çirkin bayan. -N. Hikmet.

ağzı kulaklarına varmak : çok sevinmek. Örnek Kullanım : Çocuklarıma beni misal gösterdiğini, ağzım kulaklarıma vararak öteden beriden işitiyordum. -R. N. Güntekin.

ağzı laf (lakırtı) yapmak : 1) kolay konuşma yeteneği olmak 2) inandırıcı söz söyleme yeteneği olmak. Örnek Kullanım : Çok şükür, ağzı laf yapandan çok, eli işe yatkın aydınlara muhtaç olduğumuzu, anlar gibiyiz. -A. İlhan.

ağzı olan konuşuyor : konuyla ilgisi olmayan, bilir bilmez herkesin söyleyecek sözü var? anlamında kullanılan bir söz.

ağzı oynamak : 1) bir şeyler yemek 2) konuşmak.

ağzı sulanmak : 1) imrenmek 2) yeme, içme isteği artmak.

ağzı süt kokmak : çok genç ve toy olmak. Örnek Kullanım : Yazmaya başladığım günden bu yana ağzı süt kokan bir yazar olmaktan korkmuşumdur. -T. Uyar.

ağzı teneke kaplı : şaka çok sıcak veya çok acı şeyleri kolaylıkla içebilen, yiyebilen (kimse).

ağzı var dili yok : 1) ?pek sessiz, kendi hâlinde? anlamında kullanılan bir söz. Örnek Kullanım : Benim gibi ağzı var dili yok bir kadınla ne zevkleniyorsunuz?? -B. Felek. 2) ?konuşamayan, derdini anlatamayan? anlamında kullanılan bir söz. Örnek Kullanım : Hey zavallı balık, diyor, ağzın var di

ağzı varmamak : söylemeye, açıklamaya gönlü elvermemek.

ağzına almak : 1) yemek, içmek 2) söylemek. Örnek Kullanım : Bir daha millet kelimesini ağzına alırsan dilini koparırım, anladın mı?? -R. H. Karay.

ağzına bir kemik atmak : birini küçük bir çıkarla susturmak.

ağzına burnuna bulaştırmak : bir işi beceremeyip berbat etmek, bozmak.

ağzına etmek : argo haddini bildirmek.

ağzına geldiği gibi : önünü sonunu düşünmeden.

ağzına geleni söylemek : 1) nezaket dışına çıkarak ağır ve kırıcı sözler söylemek 2) gelişigüzel, saçma sapan konuşmak.

ağzına gem vurmak : susturmak, söyletmemek.

ağzına kadar : boş yeri kalmayacak bir biçimde. Örnek Kullanım : Bir bardağı bu yeşil şerbetle ağzına kadar doldurdu. -İ. O. Anar.

ağzına kilit takmak (vurmak) : 1) susmak 2) susturmak.

ağzına kira istemek : söylemesi beklenen şeyi söylemekte nazlı davranmak.

ağzına sağlık : 1) bir sözü yerinde söyleyen kişilere söylenen bir beğenme sözü 2) yapılan konuşmanın beğenildiğini belirtmek için söylenen söz.

ağzına sıçmak : 1) birini çok kötü duruma sokmak 2) bir şeyi, bir işi işe yaramaz duruma getirmek, bozmak.

ağzına takılmak : bir sözü konuşması sırasında bilinçsiz bir biçimde sürekli söylemek.

ağzına taş almak : söze karışmayıp susmak.

ağzına tıkmak : susturmak, konuşmasına engel olmak. Örnek Kullanım : Aleyhinde kim ne söylerse hemen ağızlarına tıkarlardı. -O. C. Kaygılı.

ağzına verilmesini beklemek (istemek) : çalışmayıp işlerinin başkaları tarafından yapılmasını beklemek.

ağzına yakışmamak : söylemesi ayıp kaçmak, uygun düşmemek, yakışık almamak.

ağzına yüzüne bulaştırmak : bir işi kötü yapmak, becerememek. Örnek Kullanım : Yapılacak şey ehemmiyetsizce bir pansuman ama ağızlarına yüzlerine bulaştırmalarından korkuyorum. -R. N. Güntekin.

ağzında bakla ıslanmamak : sır saklamamak.

ağzında yaş kalmamak : bir düşüncesini bir kimseye birçok kez söylemiş olmak.

ağzından (söz, lakırtı) dirhemle çıkmak : çok az veya zorla konuşmak.

ağzından baklayı çıkarmak : baklayı ağzından çıkarmak.

ağzından bal damlamak (akmak) : çok tatlı konuşmak. Örnek Kullanım : Öyle zekiler vardır, konuştular mı ağızlarından bal akıyor sanırsın. -A. İlhan.

ağzından burnundan getirmek : 1) huzurunu bozmak, sıkıntıya sokmak. Örnek Kullanım : Siz buraya bizi eğlendirmeye mi geldiniz yoksa ağzımızdan burnumuzdan getirmeye mi?? -O. C. Kaygılı. 2) pişman etmek için uğraşmak.

ağzından çıkanı (çıkan sözü) kulağı duymamak (işitmemek) : sözlerini tartmadan söylemek.

ağzından çıkmak : bir sözü istemeden, farkına varmadan söylemek, söylemiş bulunmak. Örnek Kullanım : Bir kez ağzımdan çıktı, o fiyata vereceğim.

ağzından çıt çıkmamak : hiçbir şey söylememek.

ağzından dökülmek : açıkça söylemekten çekindiği şey, konuşmasından belli olmak.

ağzından düşmemek (düşürmemek) : her zaman sözünü etmek, söylemek. Örnek Kullanım : Bu ne cehennemdir lafı ağzından düşmüyordu. -N. Cumalı.

ağzından girip burnundan çıkmak : 1) türlü yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek, kandırmak. Örnek Kullanım : O, köylülerin ağzından girip burnundan çıkmayı mükemmel becerir. -S. Ertem. 2) iyice dövmek. Örnek Kullanım : Ulan, ağzını topla! Şimdi ağzından girer, burnundan çıkarım!? -M. Rona.

ağzından inci saçmak : birbirinden güzel sözler söylemek.

ağzından kaçırmak : istemediği hâlde boş bulunup söyleyivermek. Örnek Kullanım : Sen onun için en fena tabirleri kullanıyorsun, asabisin, ağzından çirkin şeyler kaçırıyorsun. -P. Safa.

ağzından lakırtı (laf) almak (çekmek) : karşısındakini konuşturarak birtakım şeyleri öğrenmek. Örnek Kullanım : Ağzımdan lakırtı almak istiyorsun ama demeyeceğim. -B. Felek.

ağzını açıp gözünü yummak : öfke ile, sonunu düşünmeden ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek. Örnek Kullanım : Fakat bu inat, Emine’nin çenesini açmış kızın ne kadar kusuru varsa babasından geldiğini söylerken, Tevfik’e ağzını açmış, gözünü yummuştu. -H. E. Adıvar.

ağzını aramak (yoklamak) : konuşturarak düşüncesini öğrenmeye çalışmak. Örnek Kullanım : Ağzımı aradı, rahat mıydım, burada okuyacağımı aklım kesmiş miydi?? -A. Kutlu.

ağzını bırakıp kıçıyla (bir tarafıyla) gülmek : alay ederek karşısındakine gülmek.

ağzını bozmak : kaba sözler söylemek, küfretmek. Örnek Kullanım : Bütün yapma inceliğine karşın kabaydı karısına karşı. Dövdüğü de oluyordu, ağzını bozduğu da. -O. Rifat.

ağzını burnunu çarşamba pazarına (çanağına) çevirmek : aşırı bir biçimde döverek perişan duruma getirmek.

ağzını burnunu dağıtmak (kırmak, parçalamak) : aşırı bir biçimde döverek perişan duruma getirmek.

ağzını havaya (poyraza) açmak : alay umduğunu elde edememek.

ağzını hayra aç! : kötü ihtimaller söz konusu edildiğinde ?Tanrı korusun? anlamında kullanılan bir söz.

ağzını kapamak (kilitlemek) : susmak, bir şey söylemek istememek. Örnek Kullanım : Kendini tutamıyorsun, bari ağzını kapa, sus, küçülme. -P. Safa.

ağzını kiraya vermek : kendini de ilgilendiren bir konuda düşüncesini söylememek.

ağzını koklamak : niyetini ve durumunu öğrenmek istemek.

ağzını mühürlemek : konuşmamak, susmak. Örnek Kullanım : Yine o değişmeyen ızdırap ile ağzını mühürler. -Y. Z. Ortaç.

ağzını sıkı (pek) tutmak : sır vermemek.

ağzını toplamak : söylemekte olduğu kötü söz veya küfürleri kesmek. Örnek Kullanım : Evvela ağzını topla! Ağzını bozarsan ben de senden aşağı kalmam. -S. F. Abasıyanık.

ağzını tutmak : 1) boşboğazlık etmemek 2) kötü söz söylememek 3) bir konuda arzu edilmeyen düşüncelerin açığa çıkmasını susarak önlemek.

ağzının içi yangın yerine dönmek : ağzının tadı bozulmak, tat alma duyusunu yitirmek. Örnek Kullanım : Ağzımın içi yangın yerine dönüp yine de ağrılar kesilmeyince çok sıkıntılı bir vaziyete düştüm. -R. N. Güntekin.

ağzının içine baktırmak : sözlerini seve seve ve dikkatle dinletmek.

ağzının kâhyası olmak : birinin alışkanlıklarına, davranışlarına, düzenine karışmak.

ağzının mührü ile : oruçlu olarak.

ağzının payını (ölçüsünü) almak : verilen karşılıkla bir kimseye söylediğine veya yaptığına pişman olmak.

ağzının perhizi yok : ağzına geleni söyler? anlamında kullanılan bir söz.

ağzının suyu akmak : çok beğenip istemek, imrenmek. Örnek Kullanım : Bu ziyafete elimiz erişmiyor, uzaktan ağzımın suyu akıyor. -R. N. Güntekin.

ağzının tadı bozulmak (kaçmak) : bir kimsenin kurulu düzeni, dirliği bozulmak.

ağzının tadını bilmek : 1) güzel yemeklerden anlamak 2) her şeyin güzelini, iyisini bilmek, anlamak. Örnek Kullanım : Demek sen artık ağzının tadını bilmiyorsun! Demek senin hiçbir zevkin kalmamış!? -A. Ş. Hisar.

ağzının tadını kaçırmak : 1) neşesini, keyfini bozmak. Örnek Kullanım : Ben o kadınlardan değilim ki, evin büyüğü ben olacağım diye tutturup akılsızlıklarla ağzımın tadını kaçırayım. -M. Ş. Esendal. 2) bir kimsenin kurulu düzenini bozmak.

ağzıyla içmesini bilmek : sözünü, sohbetini karşıdaki kişiyi incitmeyecek bir biçimde ayarlamak.

ağzıyla kuş tutsa… : ne yapsa, ne kadar çaba ve ustalık gösterse? anlamında kullanılan bir söz. Örnek Kullanım : Aktör, o her günkü pırtısını giyip de sahneye çıkarsa, ağzıyla kuş tutsa seyirciye Demirhane Müdürü olduğunu yutturamaz. -S. F. Abasıyanık.

Yorum ekle

BBEditör