A Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

(bir şey) abanoz kesilmek : 1) sertleşerek dayanıklılığı artmak 2) kirden dolayı matlaşmak, rengini kaybetmek.

(bir şey) akılda kalmak : akılda yer etmek, unutulmamak.

(bir şey) akıldan çıkmak : unutulmak.

(bir şey) aleyhe dönmek : destek vermekten vazgeçip karşı duruma geçmek. Örnek Kullanım : ?Şimdi iş tamamıyla aleyhimize döndü.? -A. Rasim.

(bir şey) aslanın ağzında olmak : elde edilmesi çok güç olmak.

(bir şey) ayağa düşmek : 1) ilgisiz ve yetkisiz kimseler karışmak 2) artık her yerde bulunabilir olmak. Örnek Kullanım : Bu ürünler ayağa düştü.

(bir şey) az gelmek : yetmemek.

(bir şey, bir şeyi) ağır basmak : 1) taşıdığı özellikler üstün gelmek. Örnek Kullanım : ?Yerli halıları gördüm koyu sıcak kırmızılarla diri maviler ağır basıyordu.? -B. R. Eyuboğlu. 2) bir işte gücü ve etkisi üstün gelmek. Örnek Kullanım : ?Peki deyişleri de akılları yattığı için değil, korkuları ağır bastığı

(bir şey, birinin) ağzının kaşığı (kalıbı, lokması) olmamak : 1) bir şey, bir kimsenin uğraşabileceği konulardan olmamak 2) bir şey, bir kimsenin sözünü edemeyeceği kadar değerli olmak.

(bir şeye) akıl sır ermemek : bir işin niteliğini, gizli yönlerini anlayamamak.

(bir şeyi) abes bulmak : gereksiz, saçma sapan olarak kabul etmek. Örnek Kullanım : ?Annem eniştemizin bu son sözlerini dinlemeyi artık abes bulurdu.? -A. Ş. Hisar.

(bir şeyi) ağzına sürmemek : herhangi bir yiyeceği veya içeceği hiç yememek veya içmemek.

(bir şeyi) aklına koymak : 1) bir şeyi yapmaya kesin olarak karar vermek. Örnek Kullanım : ?Fakat Ömer birinci mevkiye oturmayı aklına koymuştu.? -N. Hikmet. 2) çok istemek. Örnek Kullanım : ?Bir düşünsün, meslekte kalmayı aklına koyuyorsa gecikmesin, vardiyaya buyursun.? -Z. Selimoğlu.

(bir şeyi) aklında tutmak : 1) bellemek 2) unutmamak. Örnek Kullanım : ?Nasıl aklında tutar bilinmez, gelmiş geçmiş onca başbakanın adlarını sayar.? -M. İzgü.

(bir şeyi) anlata anlata bitirememek : beğenilen bir şeyden çok söz etmek.

(bir şeyi) arkada bırakmak : 1) bir şeyden epey uzaklaşmış bulunmak 2) zaman veya düşünce bakımından geçmişte bırakmak. Örnek Kullanım : ?Uyandığımız zaman üçte birini arkada bırakmışızdır başlayan günün.? -S. F. Abasıyanık.

(bir şeyi) ayakta tutmak : 1) o şeyin sürekliliğini sağlamak. Örnek Kullanım : ?Meddahlar seyirciyi meraklandırmayı, ilgilerini sürekli ayakta tutmayı çok iyi bilirler.? -M. And. 2) bozulmasına, yıkılmasına, çökmesine engel olmak 3) bir kuruluşun yaşamasını sağlamak.

(bir şeyin) acısı çıkmak : bir şeyin olumsuz, kötü sonucu bir süre sonra ortaya çıkmak. Örnek Kullanım : Dünkü yorgunluğun acısı bugün çıktı.

(bir şeyin) altına imza atmak : destek vermek amacıyla aynı düşüncede olduğunu göstermek.

Makaleyi paylaşmak ister misin?
Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak diğer insanların faydalanmasını sağlayabilirsiniz.

Makale bilgileri.

Yazar: BB Yazar

Okunma sayısı: 161

Yayın tarihi: 19 Eylül 2019 04:09:29

Güncelleme tarihi: 14 Ocak 2020 04:01:57

Kategoriler: Deyimler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir