Bir Bilgi
Ana sayfa » Deyimler » A Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

A Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

ak sakaldan yok sakala gelmek : çok yaşlanıp iyice kuvvetten düşmek.

akamete uğramak : başarısız olmak, sonuçsuz kalmak.

akan sular durmak : itiraz edememek, söyleyecek sözü kalmamak. Örnek Kullanım : Böyle duru bir mantık karşısında akan sular duruyordu. -A. Kulin.

akarı kokarı olmamak : bilinen herhangi bir eksiği, kusuru bulunmamak. Örnek Kullanım : Ev bize dar geliyor, çürük çarık, akarı kokarı eksik değil. -N. Kurşunlu.

akarına bırakmak : işin sonucunu sabırla beklemek, doğal gelişmeyi beklemek. Örnek Kullanım : İçeriğin nasıl aktarılacağına dikkat etmiş, dilin olanaklarını akarına bırakmıştır. -S. İleri.

akarsu gibi : aralıksız, kesintisiz. Örnek Kullanım : Cevapları pek açık ve akarsu gibi idi. -F. R. Atay.

akı ak karası kara : beyaz tenli, kara gözlü, kara saçlı.

akıl almak : danışmak, görüş almak.

akıl almamak : inanılacak gibi olmamak, akla uygun gelmemek.

akıl bırakmamak : kafa karıştırmak.

akıl danışmak : bir konuda birinin görüşünü sormak. Örnek Kullanım : O cinayeti işlemeden evvel gelip bize akıl mı danıştın?? -P. Safa.

akıl durdurmak : bir şey çok şaşırtıcı olmak, insanı şaşırtmak.

akıl erdirememek (ermemek) : 1) ne olduğunu anlayamamak, sırrını çözememek. Örnek Kullanım : Çalıştıkça da borcumuz azalacağına artıyor, işte buna bir türlü akıl erdiremiyorum. -Halikarnas Balıkçısı. 2) kabul edememek.

akıl erdirmek : ne olduğunu anlamak, sırrını çözmek. Örnek Kullanım : Yaşadığımız müddetçe bu muammaya akıl erdirmek bizim için pek kabil değildi. -H. C. Yalçın.

akıl ermek : anlamak, çözmek.

akıl etmek : herhangi bir önlem veya çareyi zamanında düşünmek. Örnek Kullanım : Duvar saatine bakmayı akıl ettiğinde ise zihni adamakıllı bulandı. -İ. O. Anar.

akıl havsala almamak : akla mantığa sığmamak. Örnek Kullanım : Artık bu kadarını akıl havsala alamaz. -R. H. Karay.

akıl hocalığı taslamak : bir işte doğruyu, iyi olanı gösterdiğini sanmak. Örnek Kullanım : Burada akıl hocalığı taslıyorum ama ben böyle akılsızlıkları çok yapıp birkaç kere sorunla karşılaştım. -R. Erduran.

akıl işi değil : akla uygun değil, doğru değil? anlamında kullanılan bir söz.

akıl öğretmek : birine nasıl davranacağını göstermek, yol göstermek, akıl vermek. Örnek Kullanım : Sana ne oluyor? Akıl öğretecek sen mi kaldın?? -N. Hikmet.

akıl vermek : akıl öğretmek.

akıl yürütmek : 1) herhangi bir konuda fikir vermek 2) tahminde bulunmak.

akılda tutmak : unutmamak.

akıldan çıkarmak : 1) düşünmemek 2) unutmak.

akıllı geçinmek : kendini çok akıllı sanmak. Örnek Kullanım : Akıllı geçinen kadınlardan beklenebilecek tepkileri vermedi hiç. -R. Erduran.

akıllı olmak : gerçeklere uygun davranmak. Örnek Kullanım : Mesut olmak için akıllı olmak kifayet eder, baht, talih bunlar boş şeydir!? -M. Ş. Esendal.

akıllılık etmek : 1) yerinde ve uygun davranmak 2) uyanık davranmak.

akılsızlık- akılsızlık etmek : düşüncesiz ve yersiz davranmak.

akım derken bokum demek : kaba sözünü yerli yerince söyleyememek.

akıntıya (akıntıya karşı) kürek çekmek : olmayacak bir iş uğrunda boşuna çabalamak. Örnek Kullanım : Böyle akıntıya kürek çektiğine çok acıdım doğrusu. -N. Hikmet.

akıntıya kapılmak : 1) bir akıntının etki alanına girmek, akıntı ile birlikte sürüklenmek. Örnek Kullanım : Aralarından biri akıntıya kapıldığı zaman ötekiler var kuvvetleriyle dayanarak onu geri çekiyorlardı. -R. N. Güntekin. 2) mec. etki altında kalarak bir topluluğun davranışına k

akıp gitmek : çabuk geçmek. Örnek Kullanım : Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim. -Atatürk.

akideyi bozmak (akidesi bozulmak) : doğru bilinen bir inanış veya gidişten ayrılmak.

akim kalmak : sonuca ulaşamamak, başarı sağlayamamak.

akis uyandırmak : bir konu üzerinde düşünülmesine, tartışılmasına yol açmak, ilgi veya tepki yaratmak.

Yorum ekle

BBEditör