Bir Bilgi
Ana sayfa » Deyimler » A Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

A Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

akla (akıllara) durgunluk vermek : hayranlık uyandırmak. Örnek Kullanım : Fatih Sultan Mehmet Han hazretlerinin akıllara durgunluk veren bir fetihle Osmanlı mülkü hâline getirdiği İstanbul dünyanın en güzel, en harikulade şehridir. -B. Akyavaş.

akla fenalık vermek : çok şaşırtmak, çıldırtmak, zıvanadan çıkarmak. Örnek Kullanım : Aman ya Rabbi, akla fenalık verecek hadiseler bundan sonra başladı. -R. H. Karay.

akla gelmek : hatırlamak.

akla gelmemek : 1) hatırlanamamak 2) olabileceğini düşünmemek.

akla hayale gelmemek : inanılmamak. Örnek Kullanım : En akla hayale gelmeyen şeylere dikkat eder, bunları derler toplar ve umumi büyük neticeler çıkarır. -N. Hikmet.

akla karayı seçmek : bir işi başarıncaya değin çok sıkıntı çekmek, güçlüklerle karşılaşmak. Örnek Kullanım : Ben kendi hesabıma bir parça Fransızca öğrenebilmek için akla karayı seçtim. -B. R. Eyuboğlu.

akla sığar gibi : aklın kabul edebileceği bir biçimde, makul. Örnek Kullanım : Söyledikleriniz akla sığar gibi değil.

akla sığmamak : inanılacak gibi olmamak, akla uygun gelmemek. Örnek Kullanım : Ismarlama bir hükümdar soyu bulmak ve yaratmak pek akla sığacak bir yol görünmüyordu. -H. C. Yalçın.

aklı (bir şeye) takılmak : zihni bir şeyle sürekli olarak uğraşmak. Örnek Kullanım : Aklı bir şeye takılmış gibiydi komiserin, konuşuyor boyuna. -N. Hikmet.

aklı almamak : 1) biri bir şeyi anlayamamak, kavrayamamak 2) bir şeyin olabileceğine inanmamak 3) uygun bulmamak. Örnek Kullanım : Çocuğun bu geç saatte evden izinsiz çıkıp gitmesini aklım almıyor.

aklı başına gelmek : 1) davranışlarının yanlışlığını sezerek doğru yolu bulmak. Örnek Kullanım : O zaman her şey düzelir, erkeğin de aklı başına gelir. -P. Safa. 2) ayılmak, kendine gelmek. Örnek Kullanım : Bir hastalık hâli olduğu anlaşılan bu ilk sersemlikten sonra yavaş yavaş aklı başına gel

aklı başında olmamak : iyi düşünebilir durumda olmamak.

aklı başından gitmek : çok sevinçten veya çok korkudan ne yapacağını şaşırmak. Örnek Kullanım : El âlemin çocuklarının tek evladını paraladıklarını düşündükçe aklı başından gidiyordu. -E. Şafak.

aklı başka yerde olmak : başka şeyler düşünmek. Örnek Kullanım : Affet Kâmuran, aklım başka yerdeydi. -R. N. Güntekin.

aklı bir (beş) karış yukarıda (havada) olmak : değişik sebeplerden dolayı dengeli düşünemez durumda olmak.

aklı bir yerde olmak : bir iş yaparken başka bir şey düşünmek. Örnek Kullanım : Aklı hep evde, Gülsüm’deydi. -Ö. Seyfettin.

aklı bokuna karışmak : kaba korkudan şaşırıp ne yapacağını bilememek.

aklı çıkmak : sonucun kötü olacağını düşünerek korkuya kapılmak. Örnek Kullanım : Para harcayacak diye aklı çıkıyor.

aklı dağılmak : düşünceyi belli bir konu, sorun üzerinde toplayamamak.

aklı durmak : düşünemez bir duruma gelmek, şaşırmak.

aklı ermek : 1) anlayabilmek. Örnek Kullanım : Bir sihirbaz inceliği ile başlayan iş, bir hamal kabalığı ile bitirilmeli ki neticeye aklı ersin. -N. F. Kısakürek. 2) akılca olgunlaşmak. Örnek Kullanım : Aklı her şeye eriyor, eli her işe yatıyor. -A. İlhan.

aklı fikri bir şeyde olmak : düşüncesini bir konuda yoğunlaştırmak. Örnek Kullanım : Aklı fikri bostanda olduğu için bunlardan nasıl ayrılacağını tekrarlıyordu. -O. C. Kaygılı.

aklı gitmek : 1) şaşırmak, korkmak 2) çok beğenmek, bayılmak. Örnek Kullanım : Leman’ın aklı gitti bu anda sinemaya. -N. Hikmet.

aklı kalmak : beğendiği bir şeyi düşünmekten kendini alamamak.

aklı karışmak : ne yapacağını bilememek, şaşırmak, bocalamak.

aklı kesmek : 1) anlamak, idrak etmek 2) bir şeyin olabileceğine inanmak. Örnek Kullanım : Ağzımı aradı, rahat mıydım, burada okuyacağımı aklım kesmiş miydi?? -A. Kutlu.

aklı kesmemek : 1) anlayamamak, idrak edememek 2) sonucu tahmin edememek.

aklı sonradan gelmek : 1) verdiği kararın yanlış olduğunu anlayıp vazgeçmek 2) bir şeyi sonradan hatırlayarak yapmak.

aklı yatmak : anlamaya başlamak, olacağına inanmak. Örnek Kullanım : Söylediklerimin doğru olabileceğine aklı yatmaya başladı. -A. Ümit.

aklı zıvanadan çıkmak : delirmek, aklını oynatmak.

aklıma gelen başıma geldi : olmasından korktuğum şey oldu? anlamında kullanılan bir söz.

aklın süzgecinden geçirmek : etraflıca düşünmek, çok iyi muhakeme etmek. Örnek Kullanım : Aklın olmadıktan sonra istediğin denli deneylerden geç. O deneyleri aklın süzgecinden geçirmedikten sonra. -M. İzgü.

aklına bir şey gelmek : hatırlamak.

aklına düşmek : 1) hatırlamak. Örnek Kullanım : Kırmızı gül goncasına kavuştu / Sılada sevdiğim aklıma düştü? -Halk türküsü. 2) kafasında bir düşünce doğmak.

aklına esmek : daha önce düşünmemiş olduğu şeyi birden yapmaya karar vermek. Örnek Kullanım : O da, aklına ne eserse işleyen biri. -N. F. Kısakürek.

aklına gelmek : 1) hatırlamak, anımsamak. Örnek Kullanım : Kız kaybolduktan sonra aklına geldi babası olduğu. -A. Ümit. 2) bir şeyi yapmayı düşünmek, tasarlamak. Örnek Kullanım : Bu düşünce aklına gelince delikanlı hemen söze başladı. -N. Hikmet.

aklına getirmek : 1) hatırlatmak 2) olabileceğini düşünmek. Örnek Kullanım : Ve birdenbire o kendini, şimdiye kadar gelmediği, böyle olacağını aklına bile getirmediği bir yerde buldu. -N. Hikmet.

aklına sığdırmak : bir şeyin olabileceğine inanmak, aklı almak.

aklına sığmamak : 1) anlayamamak, kavrayamamak 2) olabileceğine inanmamak.

aklına takmak : sürekli olarak bir şeyi düşünmek, bir düşünceye saplanıp kalmak. Örnek Kullanım : Tartışma, grevin nereden çıktığını aklına takanlar yüzünden büyüyüp genişledi. -N. Uygur.

aklına turp sıkayım : tkz. aklına şaşayım. Örnek Kullanım : Bu soğukta vapurun burasında oturmayı akıl edenin aklına turp sıkayım. -S. F. Abasıyanık.

aklına uymak : başka birinin düşüncesine göre iş yapmak, davranmak. Örnek Kullanım : Zaten bizim Hacer’in aklına uydum da geldim. -N. Hikmet.

aklına yatmak : doğru olduğunu kabul etmek. Örnek Kullanım : Söyledikleri aklıma yattı, eli ayağı düzgün, iyi bir Türk kızı bulup evlenebilir, geç de olsa çoluk çocuğa karışabilirdim. -A. Ümit.

aklına yelken etmek : düşüncesizce davranmak veya aklına geleni hemen yapmak.

aklında kalmak : 1) hatırlamak. Örnek Kullanım : Aklımda kaldığına göre, Raşit çocukla aramızda ancak iki üç aylık bir fark var. -R. N. Güntekin. 2) unutamamak.

aklından çıkarmamak : sürekli hatırlamak, unutmamak. Örnek Kullanım : Ben senin yengenim, amcanın karısıyım, bunu sakın aklından çıkarma!? -P. Safa.

aklından çıkmak : unutmak.

aklından geçirmek : bir şeyi yapmayı düşünmek, tasarlamak. Örnek Kullanım : Aklından geçirdiği gerçekmiş gibi telaşlanmıştı. -N. Cumalı.

aklından zoru olmak : akla sığmayacak işler yapmak.

aklını (bir şeyle) bozmak : bir şey üzerine çok düşerek hep onunla uğraşıp durmak.

aklını başına almak (toplamak, devşirmek) : akılsızca davranışlarda bulunmaktan kendini kurtarmak. Örnek Kullanım : Burası Ankara değil, aklını başına al, uslu otur. -R. H. Karay.

aklını başka yere vermek : konuşulan konudan başka bir şey düşünür olmak.

aklını devşirmek : aklı başına gelmek.

aklını kaçırmak : 1) delirmek. Örnek Kullanım : Cesareti de adamakıllı kırılmış, aklını kaçıran babasının hâli onu perişan etmişti. -İ. O. Anar. 2) gereksiz, yersiz iş yapmak.

aklını kullanmak : iyice düşünüp taşınarak hareket etmek. Örnek Kullanım : Hayatta güçlü olacaksın, parasız kalmayacaksın, aklını kullanacaksın. -Ü. Dökmen.

aklını oynatmak : çıldırmak. Örnek Kullanım : Allah Allah, bu adam gittikçe aklını oynatıyor. -Y. Kemal.

aklını peynir ekmekle yemek : alay akılsızca ve düşüncesizce davranışta bulunmak.

aklını şaşırmak : yerinde olmayan bir iş yapmak, yersiz düşünmek. Örnek Kullanım : Bu kadar genç bir kızla evlenmek için Şakir amca aklını şaşırdı herhâlde. -P. Safa.

aklını takmak : aklına takmak.

aklını yormak : hatırlamaya çalışmak, zihnini zorlamak. Örnek Kullanım : Aklını yorma, bulamazsın. -R. N. Güntekin.

aklının ayarını bozmak : doğru düşünemez, davranamaz duruma gelmek. Örnek Kullanım : Âşık olunca aklının ayarını bozanları çok gördüm ama Ethel benliğini yitirmişti düpedüz. -E. Şafak.

aklının bir köşesine yazmak : ileride hatırlamak üzere belleğine almak.

aklının köşesinden geçmemek : hiçbir zaman düşünmemek. Örnek Kullanım : Rahmetliyi suçlamak aklımın köşesinden geçmez. -H. Taner.

aklının terazisi bozulmak : akıllıca olmayan davranışlarda bulunacak bir duruma düşmek.

aklının ucundan bile geçirmemek : hiçbir biçimde düşünmemek.

aklınla bin yaşa : herhangi bir sorun karşısında hemen çözüm üreten kişiye bu özelliğinin beğenildiğini belirtmek için kullanılan bir söz.

Yorum ekle

BBEditör