Bir Bilgi
Ana sayfa » Deyimler » A Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

A Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

al (alın) … : işte. Örnek Kullanım : Uykuysa, uyumak bir marifetse al uykuyu diyerek akşama kadar uyudum. -T. Buğra.

al aşağı vur yukarı : çekişe çekişe pazarlık yapılırken söylenen bir söz.

al benden de o kadar : tkz. ?ben de aynı düşüncedeyim, aynı durumdayım? anlamında kullanılan bir söz.

al birini, vur ötekine (birine) : hiçbiri işe yaramaz, hepsi bir ayarda.

al giymedim ki alınayım : bu işle hiçbir ilgim olmadığı için söylenen sözleri kendi üzerime almadım? anlamında kullanılan bir söz.

al gülüm ver gülüm : 1) çıkar ilişkilerinde bazı sıkıntıları karşılıklı olarak görmezden gelme 2) bir kimseye yapılan hizmetin hemen karşılığını bekleme durumu. Örnek Kullanım : Yooo, dedi, al gülüm ver gülüm. On para için ben senin canını alırım, on para için sen benim canımı al. -R.

al kanlara boyanmak : 1) yaralanmak 2) vurularak ölmek 3) şehit olmak.

al kiraz üstüne kar yağmış : düşünülmeyen, beklenilmeyen şeylerin de olabileceğini anlatan bir söz.

al sana bir … daha : yeni bir aksilik olduğunda bezginlik bildirmek için ?işte? anlamında kullanılan bir söz. Örnek Kullanım : Al sana bir hayal kırıklığı daha!? -A. Erhat.

al takke ver külah : 1) uzun bir çekişmeden sonra, çekişe çekişe. Örnek Kullanım : Al takke ver külah, kırsal kesimi çocuğunu okutmanın yararına inandırdık. -A. İlhan. 2) aralarındaki senli benli ilişkiyi sürdürerek.

alabanda vermek : argo azarlamak, paylamak, haşlamak.

alabandayı yemek : argo adamakıllı azarlanmak.

alabora olmak : 1) tekne, sandal vb. deniz araçları devrilip ters dönmek. Örnek Kullanım : Kaptan, gemiyi ağzına kadar doldurmuş, gemi yan yatmış, bir deniz çalkantısıyla alabora olmuş. -N. Hikmet. 2) mec. işler altüst olmak.

alaca düşmek : meyve olgunlaşmaya başlamak.

alacağına şahin, vereceğine karga (kuzgun) : alacağını isterken ısrar eden, borcunu öderken de güçlük çıkaran kimse.

alacaklı çıkmak : alacağı vereceğinden çok olmak.

alaka (alakasını) çekmek (toplamak, uyandırmak) : ilgi çekmek. Örnek Kullanım : Bu sahneyi mangalın başında Havva Hanım bize kaç defa tekrar etti, hatırlayamam. Ama her defasında bizde büyük bir alaka uyandırıyordu. -H. E. Adıvar. ?Yahu, biz bu hanımın sadece elini öpebilmek için ne yapacağımızı bilemez ve alakas

alaka duymak : ilgi duymak.

alakayı (alakasını) kesmek : ilgisi kalmamak, ayrılmak. Örnek Kullanım : Fabrikayla alakamı kestim.

alarma geçmek : beliren tehlikeye karşı direnebilecek, dayanabilecek duruma gelmek.

alaşağı etmek : 1) yetkilerini elinden alıp birini yerinden uzaklaştırmak, atmak, kovmak 2) kapıp yere vurmak 3) mec. kötülemek, değersiz göstermek. Örnek Kullanım : Her on yılda bir, geçmişten bu yana süregelen edebiyatı alaşağı ediyoruz. -T. Uyar.

alay geçmek : argo alay etmek.

alaya almak : alay etmek, eğlenmek. Örnek Kullanım : Büyük İskender’den de bir şey yaşadığını seziyor ve kendi kendisini alaya alıyor. -N. F. Kısakürek.

alaya bozmak : alay niteliği vermek.

alaya vurmak : ciddiyken sonradan alay ediyormuş gibi bir havaya girmek. Örnek Kullanım : Hep şakaya almış, alaya vurmuştu ablasıyla eski kocasının savaşını. -A. Kulin.

albeni vermek : çekiciliğini artırmak, ilgi toplamak, hoş ve güzel göstermek. Örnek Kullanım : Son yirmi yılın matematikçileri bilimlerine albeni verebilmek için yeni bir matematik buldular. -H. Taner.

alçacık dağları ben yarattım demek : çok kurumlu olmak, kendini çok beğenmek.

alçaktan uçmak : argo atılan palavra düzeyi az olmak.

Yorum ekle

BBEditör