A Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

alı al, moru mor : telaş veya yorgunluktan yüzü kıpkırmızı kesilmiş (olarak). Örnek Kullanım : ?Çıplak, kuvvetli topuklarının altında şıpıdıklarının ökçelerini ezerek alı al, moru mor bir telaşla geliyordu.? -H. R. Gürpınar.

alı alına, moru moruna : sağlıklı, kanlı canlı. Örnek Kullanım : ?Şahsına bakarsan iri yarı, alı alına, moru moruna, dinç, ablak bir insan…? -R. N. Güntekin.

alıcı çıkmak : 1) müşteri olmak 2) istemek, talip olmak. Örnek Kullanım : ?İzmir’den gelmiş birtakım hanımlar onu kız sanıp alıcı çıktılar.? -M. Ş. Esendal.

alıcı gözüyle bakmak : inceden inceye gözden geçirmek. Örnek Kullanım : ?Şimdiye kadar pek alıcı gözüyle bakmamıştı.? -S. F. Abasıyanık.

alın damarı çatlamış : ar damarı çatlamış.

alın teri dökmek : çok emek vermek, zahmetli bir iş görmek. Örnek Kullanım : ?Doğrusu çok alın teri döktük amma değerdi / Neşe veren kasvetimiz yorgunluğu giderdi? -E. B. Koryürek.

alıp başını gitmek : başını alıp gitmek.

alıp satmaz görünmek : ilgisiz görünmek veya davranmak.

alıp sattığı olmamak : hiç ilgisi bulunmamak. Örnek Kullanım : ?Lisan kursunu filan alıp sattığı yokmuş.? -H. Taner.

alıp vereceği olmamak : bir kimseyle hiçbir ilgisi olmamak. Örnek Kullanım : Onun benimle ne alıp vereceği olabilir?

alıp vermek : 1) kalp çarpıntısı geçirmek 2) herhangi bir konu üzerinde yoğun olarak düşünmek.

alıp yürümek : az zamanda çok ilerlemek, yayılmak, çoğalmak, artmak. Örnek Kullanım : ?Bu kasıt tertibi, aramızı bozabilecek bir cinayet davasının alıp yürümesine, dallanıp budaklanmasına yol açtı.? -Y. K. Karaosmanoğlu.

alışkanlıktan (alışkanlığından) kopamamak : belli bir huydan vazgeçememek, alışıklığı bırakamamak. Örnek Kullanım : ?Bir zorunluluk olmadan alışkanlıklarımızdan kolay kolay kopamıyoruz.? -H. Taner.

alışverişe çıkmak : alım satım işi için çarşıya gitmek.

alışverişi kesmek : biriyle ilgisi kalmamak.

Ali kıran baş kesen : zorba.

Alinin külahını Veliye, Velinin külahını Aliye giydirmek : birinden aldığını öbürüne, bir başkasından aldığını da ona vererek işini yürütmek.

alkış almak : çok beğenilmek.

alkış kopmak : birdenbire güçlü bir biçimde el çırpılmak.

alkış toplamak : çok alkışlanmak.

alkış tufanı kopmak : sürekli ve coşkun alkış başlamak. Örnek Kullanım : ?Daha ilk nağmelerde meyhaneyi sarsan bir alkış tufanı koptu.? -S. F. Abasıyanık.

alkış tutmak : 1) topluca el çırparak yüksek sesle ?yaşa, var ol? vb. sözler söyleyerek birini alkışlamak 2) taraftar olmak, belli bir görüşten yana olmak. Örnek Kullanım : ?Batıla alkış tutanların karşısına geçip hata eylediğimi yeni yeni öğrenmiş bulunuyorum.? -S. Ayverdi.

alkol duvarını aşmak : çok sarhoş olmak.

Makaleyi paylaşmak ister misin?
Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak diğer insanların faydalanmasını sağlayabilirsiniz.

Makale bilgileri.

Yazar: BB Yazar

Okunma sayısı: 161

Yayın tarihi: 19 Eylül 2019 04:09:29

Güncelleme tarihi: 14 Ocak 2020 04:01:57

Kategoriler: Deyimler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir