Bir Bilgi » Atasözü » Abanın kadri yağmurda bilinir.

Abanın kadri yağmurda bilinir.

Abanın kadri yağmurda bilinir atasözünün kısa anlamı : Bir şeyin gerçek değeri, ancak ona çok ihtiyaç duyulduğu zaman iyi anlaşılır.

Daha önce değersiz gibi görünen bir şeyin değeri, o şeye ihtiyaç duyulduğu zaman anlaşılır. İşe yaramaz gibi görünen şeyler, ufak tefek eşyalar bazen çok büyük işlere yarayabilir.

He şeyin bir yeri ve zamanı vardır. Ufak tefek , değersiz gibi görünen eşyalar bile çok zaman büyük ölçüde işimize yararlar.

Abanın kadri yağmurda bilinir atasözünün açıklaması

Gündelik hayatta kullandığımız araçların değerini sahip olduğumuz yada ihtiyacımızı karşıladığı sürece pek bilmeyiz. Hatta bu araçlardan bazıları görünümleri veya farklı özellikleri nedeniyle rahatsız edeci gelebilir ve gereksizmiş gibi düşünülür.

Abanın kadri yağmurda bilinir atasözü içinde geçen aba bu nitelikte olan bir giysidir. Kepenek olarak da bilinen bu giysiyi çobanlar zor hava şartlarından korunmak için kullanırlar. Onlar için gerekli ve değerli bir giysidir. Kalınca yapısı sebebiyle normal zamanlarda giyilmesi, taşınması insana sıkıntı verebilir ancak yağmur, kar gibi zor koşullarda ise giyen kişiyi korur. Gerçek değeride ancak kötü hava şartlarına maruz kalındığında anlaşılır.

İhtiyaç duymadığımız zamanlarda değerini pek bilmediğimiz yada anlayamadığımız bu araçların gerçek değerlerini ihtiyacımız olduğunda ve yanımızda bulunmadığında gerçek değerini anlarız. Normal zamanda verdiği rahatsızlıktan ötürü kepeneğini yanında taşımayan bir çoban yağmurda ıslandığında yada gece üşüdüğünde yaptığı hatayı ve kepeneğin değerini anlar. Atasözünü ile anlatılmak istenen de budur.

Çobanlığın atalarımızın hayatında daha fazla yeri olduğu dönemde söylenmeye başlamış olan bu atasözünün anlamı günümüzde de geçerliliğini koruyor. İnsanların gündelik ihtiyaçları değişti ve eskiye göre farklı araç gereçler kullanıyorlar. Artık insanlar aba, kepenek gibi giysilere fazlaca ihtiyaç duymuyor. 

Günümüzde kullanılan çizme ve şemsiye gibi basit gereçler yağmurda ihtiyaç duyduğumuz ve kullandığımız yeni araçlar. Bunlar ile örneklersek, yine durum aynı ve değerleri yağmur yağmadan pek anlaşılmaz. Yağmur yağdığı zaman ise aranan, değerli araçlar olurlar.

Özellikle yağmur yağmadığı zamanlarda yanımızda şemsiye taşımak külfettir. Ancak yağmur hızlanmaya başladığında keşke yanımda olsa dediğimiz bir araçtır. Bunun gibi diğer basit gereçlerin değeri de ancak ihtiyaç halinde anlaşılır.

Örnekleri daha da çoğaltabiliriz. Örneğin yanımızda sarj aleti taşımak çantamızda gereksiz bir kablo yumağı olarak görülebilir. Gittiğimiz yerde nasıl olsa bulurum da diyebiliriz. Ancak öyle bir an gelir ki telefonunuzun şarjı o görüşmeyi yapmaya yetecek kadar değildir ve yakınlarda şarj aleti bulamazsınız. 

Ünlü Piyanist filminde bir sahnede uzun süredir bir şey yememiş çok aç olan kahramanımız bir konserve kutusu bulur. Ancak onu açabilecek herhangi bir araç bulamaz. İki gün açamadan yanında dolaştırdıktan sonra bir asker ona konserve açacağı verir. O konserve açacağı normal zamanlarda onun için bir değer ifade etmez ama o an paha biçilemez bir değerdedir.

Abanın kadri yağmurda bilinir atasözü ile anlatılmak istenen; değerleri belirleyen şeyin duyulan ihtiyaçlar olduğudur.

Makale bilgileri.

Yazar: BB Yazar

Okunma sayısı: 3

Yayın tarihi: 27 Kasım 2017 05:11:39

Güncelleme tarihi: 10 Kasım 2019 06:11:34

Kategoriler: Atasözü

Yorumlar kapalı.