Bir Bilgi » Atasözleri » B harfi ile başlayan atasözleri

B harfi ile başlayan atasözleri

Baba (evlat, oğul) ekmeği zindan ekmeği, koca (er) ekmeği meydan ekmeği.

Baba himmet, oğul hizmet.

Baba kırk oğul beslemiş, kırk oğul bir babayı beslememiş.

Baba koruk (erik) yer, oğlunun dişi kamaşır.

Baba malı tez tükenir, evlat gerek kazana.

Baba oğluna bir bağ bağışlamış oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş.

Baba vergisi görümlük, koca vergisi doyumluk.

Babamın adı hıdır, elimden gelen budur.

Babanın sanatı oğla mirastır.

Babasından mal kalan, merteği içinden bitmiş sanır.

Babayla oğlanın pabucu bir olunca evde kavga eksik olmaz.

Baca eğri de olsa dumanı doğru çıkar.

Bacak kadar boyu var, türlü türlü huyu var.

Bağ babadan, zeytin dededen kalmalı.

Bağ bayırda, tarla çayırda.

Bağa bak, üzüm olsun, yemeye yüzün olsun.

Bağı ağlayanın yüzü güler.

Bağın taşlısı, karının saçlısı.

Bahşiş (beleş) atın dişine (yaşına) bakılmaz.

Baht (akıl) olmayınca başta, ne kuruda biter ne yaşta.

Bahtsızın bağına yağmur, ya taş yağar ya dolu.

Bakan göze bağ (yasak) olmaz.

Bakan yemez, kapan yer.

Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ (olur).

Bakmakla usta olunsa (öğrense), köpekler (kediler) kasap olurdu (kasaplığı öğrenirdi).

Baktın kar havası, eve gel kör olası.

Bal bal demekle ağız tatlanmaz.

Bal ile kaymak yenir ama her keseye göre değil.

Bal olan yerde sinek de olur (bulunur).

Bal tutan parmağını yalar.

Balcı kızı daha tatlı.

Balcının var bal tası, oduncunun var baltası.

Balı dibinden, yağı yüzünden.

Balı olan bal yemez mi?.

Balı parmağı uzun yemez, kısmetlisi yer.

Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir.

Balık baştan avlanır.

Balık baştan kokar.

Balık demiş ki “etimi yiyen doymasın, avımı yapan gülmesin (onmasın)”.

Balın âlâsı (tazesi) oğlun tazesinden.

Balta değmedik ağaç olmaz.

Bana dokunmayan (beni sokmayan) yılan bin yaşasın.

Barutla ateş bir yerde durmaz.

Baş ağır gerek, kulak sağır.

Baş başa bağlı, baş da şeriata (yasaya, padişaha).

Baş dille tartılır.

Baş kes yaş kesme.

Baş kırılır (yarılır) fes (börk) içinde, kol kırılır yen (kürk) içinde.

Baş nereye giderse ayak da oraya gider.

Baş ol da eşek başı (soğan başı) ol.

Baş ol da istersen soğan başı ol.

Baş olan boş olmaz.

Baş sağlığı, dünya varlığı.

Baş sallamakla kavuk eskimez.

Baş yastığı baş derdini bilmez.

Başa gelen çekilir.

Başa gelmeyince bilinmez.

Başa yazılan gelir.

Başın başı var, başın da başı var.

Başın sağlığı, dünyanın varlığı.

Başına gelen başmakçıdır.

Başını acemi berbere teslim eden cebinden pamuğu eksik etmez (etmesin).

Baskıdaki altından askıdaki salkım yeğdir.

Baskın basanındır.

Baskısız tahtayı yel alır, yel almazsa sel alır.

Baskısız yongayı yel alır sahipsiz tarlayı sel alır.

Battı balık yan gider.

Baykuşun kısmeti ayağına gelir.

Bayramda borç ödeyene ramazan ağır (kısa) gelir.

Baz bazla, kaz kazla, kel tavuk topal horozla.

Bazı dingil döner bazı teker.

Bedava sirke baldan tatlıdır.

Bekâr gözü, kör gözü.

Bekâra karı boşaması kolaydır.

Bekârın parasını it yer, yakasını bit.

Bekârlık maskaralık.

Bekârlık sultanlık(tır).

Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur.

Benzeye benzeye yaz, benzeye benzeye kış olur.

Berber berbere benzer ama başın allah’a emanet.

Berberin solumazı, tellağın terlemezi, kahvecinin söylemezi.

Beş para etmez.

Beş parmağın hangisini kessen acımaz?.

Beş parmak (parmağın) bir (biri) olmaz.

Beş tavuğa bir horoz yeter.

Besle kargayı, oysun gözünü.

Besledik büyüttük danayı, şimdi tanımaz oldu anayı.

Beslemeyi eslemeden alma.

Beterin beteri var.

Bey ardından çomak çalan çok olur.

Bey aşı borç, düğün aşı ödünç.

Bey mi yaman, el mi yaman.

Beyazın (akın) adı (var), esmerin (karanın) tadı (var).

Beyde bulunmayan elde neler var.

Beyler buyruğu yoksula kan ağlatır.

Beylik çeşmeden su içme.

Beylik fırın has çıkarır.

Bez alırsan mısır’dan (musul’dan), kız alırsan asilden.

Bezirgân züğürtleyince geçmiş defterleri yoklar.

Bıçağı kestiren kendi suyu, insanı sevdiren kendi huyu.

Bıçak kınını kesmez.

Bıçak yarası geçer (onulur), dil yarası geçmez (onulmaz).

Bıldır yediği hurmalar, bu yıl götünü tırmalar.

Bıldırcının beyliği arpa biçimine kadardır.

Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek (sormamak) ayıp.

Bin bilsen de bir bilene danış.

Bin dost az, bir düşman çok.

Bin işçi, bir başçı.

Bin nasihatten bir musibet yeğdir.

Bin ölçüp bir biçmeli.

Bin tasa bir borç ödemez.

Binicinin sağı solu olmaz.

Bir abam (postum) var atarım, nerede olsam yatarım.

Bir acı kahvenin kırk yıl hatırı vardır.

Bir adama kırk gün (deli dersen deli, akıllı dersen akıllı olur) ne dersen o olur.

Bir ağaçta gül de biter, diken de.

Bir ağaçtan okluk da çıkar, bokluk da.

Bir ağızdan çıkıp (çıkan) bin dile (ağza) yayılır.

Bir anaya bir kız, bir kafaya bir göz.

Bir avuç altının olacağına bir avuç toprağın olsun.

Bir baba dokuz evladı besler, dokuz evlat bir babayı beslemez.

Bir baş soğan bir kazanı kokutur.

Bir başa bir göz yeter.

Bir buldu iki ister, akça buldu çıkın ister.

Bir çiçekle bahar (yaz) olmaz.

Bir çöplükte iki horoz ötmez.

Bir deli kuyuya bir taş atar, kırk akıllı çıkaramazmış.

Bir dirhem et bin ayıp örter.

Bir dokun bin ah işit (dinle) (kâseifağfurdan).

Bir dönüm güzlük on dönüm yazlığa bedeldir.

Bir el bir eli yıkar, iki el bir yüzü yıkar.

Bir elin nesi var, iki elin sesi var.

Bir elin sesi çıkmaz.

Bir ev (gemi) donanır, bir kız (çıplak) donanmaz.

Bir evde iki kız, biri çuvaldız biri biz.

Bir felaket bin nasihatten yeğdir.

Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı (hakkı) vardır.

Bir fit bin büyü yerini tutar (yerine geçer).

Bir görüş bir kör biliş.

Bir göz ağlarken öbür göz gülmez.

Bir günlük beylik beyliktir.

Bir inat, bir murat.

Bir kararda bir allah.

Bir karıyla bir koca, dırdır eder her gece.

Bir kimsenin adı çıkacağına canı çıksın.

Bir kızı bin kişi ister, bir kişi alır.

Bir koltuğa iki karpuz sığmaz.

Bir korkak bir orduyu bozar.

Bir kötünün yedi mahalleye zararı vardır (dokunur).

Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır.

Bir mum al da derdine yan.

Bir (sağ) elinin verdiğini öbür (sol) elin duymasın (görmesin).

Bir selam bin hatır yapar.

Bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın çekirge, sonunda yakalanırsın çekirge (üçüncüsünde avucuma düşersin çekirge).

Bir söyle on dinle.

Bir sürçen atın başı kesilmez.

Bir tepe yıkılır, bir dere dolar.

Bir tutam ot deveye hendek atlatır.

Bir uyuz keçi bir sürüyü boklar.

Bir varmış bir yokmuş.

Bir vuruşla ağaç devrilmez.

Bir yemem diyenden kork, bir oturmam diyenden.

Biri bilmeyen bini hiç bilmez.

Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar.

Birlikten kuvvet doğar.

Bitli baklanın da kör alıcısı olur.

Biz attık kemik diye, el kaptı ilik diye.

Biz bize benzeriz.

Biz kırk kişiyiz, birbirimizi biliriz.

Bizim gelin bizden kaçar, tutar ellere başını açar.

Bodur tavuk her gün (dem) piliç.

Boğaz dokuz boğumdur.

Bok boku kenefte bulur.

Boka nispetle tezek amberdir.

Bol bol yiyen bel bel bakar.

Borç iyi güne kalmaz.

Borç ödemekle (vermekle), yol yürümekle tükenir.

Borç ödenir, kira ödenmez.

Borç uzayınca kalır, dert uzayınca alır.

Borç vermekle, düşman vurmakla.

Borç yiğidin kamçısıdır.

Borç yiyen kesesinden yer.

Borçlu ölmez, benzi sararır.

Borçlunun dili kısa gerek.

Borçlunun duacısı alacaklısıdır.

Borçlunun yalımı alçak olur.

Borçsuz çoban yoksul beyden yeğdir.

Borçtan korkan kapısını büyük açmaz (küçük açar).

Borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmek.

Borcun yoksa kefil ol, işin yoksa şahit ol.

Boş başağın başı dik olur.

Boş başak dik durur.

Boş çuval ayakta (dik) durmaz.

Boş eşek yorga gider.

Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir.

Boş ite menzil olmaz.

Boş torba ile at tutulmaz.

Boşa kodum dolmadı, doluya kodum almadı.

Boşboğazı ateşe atmışlar, odunum yaş (az) demiş.

Bostan gök iken pazar(lık) yapılmaz.

Bostana dadanan eşeğin kuyruğu, kulağı olmaz.

Böyle başa böyle tıraş.

Böyle gelmiş böyle gider.

Boynuz kulaktan sonra çıkar, ama kulağı geçer.

Boyuma göre (boyumca) boy buldum, huyuma göre (huyumca) huy bulmadım.

Bozacının şahidi şıracı.

Bu abdestle daha çok namaz kılınır.

Bu kadar kusur kadı kızında da bulunur.

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!.

Bu sıcağa kar mı dayanır?.

Buğday başak verince orak pahaya çıkar.

Buğday ekmeğin yoksa buğday dilin de mi yok?.

Buğday ile koyun, geri yanı (kalanı) oyun.

Buğdayım var deme ambara girmeyince, oğlum var deme yoksulluğa ermeyince (düşmeyince).

Büğersen göl olur, açarsan çöl olur.

Bugün bana ise yarın sana.

Bugünkü (akşamın) işini yarına (sabaha) bırakma (koyma).

Bugünkü tavuk yarınki kazdan iyidir.

Bükemediğin eli öp başına ko.

Bülbülü altın kafese koymuşlar, ”ah vatanım” demiş.

Bülbülün çektiği dili belası.

Buldukça bunar (bulmuş da bunuyor).

Buldum bilemedim, bildim bulamadım.

Büyük balık küçük balığı yutar.

Büyük başın derdi büyük olur.

Büyük lokma ye büyük söz söyleme.

Makale bilgileri.

Yazar: BB Yazar

Okunma sayısı: 3

Yayın tarihi: 17 Aralık 2017 12:12:56

Güncelleme tarihi: 10 Kasım 2019 06:11:33

Kategoriler: Atasözleri