Ana sayfa » Atasözleri Çeşitli » Günün Atasözleri » A dan Z ye Her harften 10 tane atasözü

Günün Atasözleri » A dan Z ye Her harften 10 tane atasözü

Günün atasözleri sayfasında her harften A dan Z ye rastgele sıralanmış 10 tane atasözü ve kısa anlamlarını bulabilirsiniz. Sayfayı yenileyin her harften 10 tane yeni atasözü yüklensin.

a harfi ile başlayan 10 tane atasözü ve anlamı

Alet işler, el övünür : Bir kimse ne kadar usta olursa olsun gerekli araçları olmadan kusursuz iş yapamaz.

Akıllı düşününceye kadar deli çocuğunu (oğlunu) everir : Kendilerini akıllı sananlar çok kez akılsız diye tanınanlardan daha az başarı gösterir.

Arayan Mevla’ sını da bulur, belasını da : İyiyi amaçlayanlar iyiye, kötüyü amaçlayanlar ise kötüye ulaşırlar.

Aza sormuşlar: nereye?, çoğun yanına demiş : Küçük kazançların bile hep varlıklı kimselere düştüğü inancını belirten bir söz.

Atlar tepişir, arada eşekler ezilir : Büyüklerin çatışmasından küçükler zarar görür.

Ala keçiyi gören içi dolu yağ sanır : Bir şeyin dış görünüşüne bakarak içinin de öyle olduğunu sananlar yanılırlar.

Ağır taş batman döver : Ağırbaşlı insan kimsenin oyuncağı olmaz, onu yıpratmaya kimsenin gücü yetmez.

Atlıya saat olmaz : Elinde bol imkânlar olan kimse, uzun bir süre içinde yapılabilecek işi çok kısa bir zamanda yapabilir.

Acıyan uyumuş, acıkan uyumamış : İnsan sıkıntıya katlanır da açlığa katlanamaz.

Ak koyunun kara kuzusu da olur : İyi bir ailenin çocuğu kötü de olabilir.

b harfi ile başlayan 10 tane atasözü ve anlamı

Baba oğluna bir bağ bağışlamış oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş : Babalar çocukları için büyük fedakârlıklara katlanırlar ancak çocuklar babaları için fedakârlıkta bulunmazlar.

Benzeye benzeye yaz, benzeye benzeye kış olur : Günler birbirinden çok farklı olmadığı hâlde hava yavaş yavaş ısınarak yaz, aynı biçimde yavaş yavaş soğuyarak kış olur.

Bükemediğin eli öp başına ko : Düşmanını yenemiyorsan ona hoş görünmeye çalışarak kötülüğünden kendini koru.

Bok boku kenefte bulur : Kötüler birbirlerini nerede bulacaklarını bilirler ve orada buluşurlar.

Boka nispetle tezek amberdir : Çok kötü bir şeyin yanında, ondan daha az kötü olanı güzel görünür.

Bugünkü (akşamın) işini yarına (sabaha) bırakma (koyma) : Bugün yapılması gereken bir işin ertesi güne bırakılması iyi değildir.

Barutla ateş bir yerde durmaz : Kızla erkeğin baş başa yalnız kalmaları kötü sonuçlar doğurabilir.

Bağ bayırda, tarla çayırda : Her şey kendisi için en elverişli ortamda gelişir, verimli duruma gelir.

Boşboğazı ateşe atmışlar, odunum yaş (az) demiş : Çenesi düşükler umulmadık anlarda densizce konuşabilirler.

Baş kes yaş kesme : Ağaç kesmek, insan öldürmek kadar büyük bir suçtur.

c harfi ile başlayan 10 tane atasözü ve anlamı

Cins cinse çeker : Her insan veya yaratık az çok soyuna benzer.

Candan ahbap, kandan şarap olmaz : Kandan şarap yapılamayacağı gibi hiç kimse de tam anlamıyla içten, fedakâr dost olamaz.

Cami ne kadar büyük olsa imam gene bildiğini okur : Bir yetkili kimse, çevresindekilerin düşüncesi ne olursa olsun kendi istediğini yapmaya çalışır.

Can bostanda bitmez : İnsan, canının değerini bilmeli, onu yıpratmamalıdır.

Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler : Başkalarının pohpohlamalarına kananlar mallarından ve canlarından olurlar.

Cins kedi ölüsünü göstermez : Soylu kişi, acınacak kötü durumunu kimseye göstermez ve söylemez.

Caminin (mescidin) mumunu yiyen kedinin gözü kör olur : Kendisini yetiştiren kimsenin malına hıyanet eden, el uzatan kimse cezasını bulur.

Cana gelecek kaza (zarar) mala gelsin : Zarardan kurtulma olanağı yoksa, bunun cana değil, mala gelmesi yeğlenir.

Canı yanan eşek attan yüğrük olur : Zarara veya kötülüğe uğrayan kimse acısını çıkarmak için aşırı çaba harcar.

Cömertle nekesin harcı birdir : 1) cömertin de cimrinin de sarıldığı kefen aynıdır 2) cimri, ucuz diye her şeyin kötüsünü alır, bunlar işe yaramadıklarından veya çarçabuk bozulduklarından yenilerini almak zorunda kalır ve birkaç kez para

ç harfi ile başlayan günün atasözleri ve anlamları

Çok söz (laf) yalansız, çok para (mal) haramsız olmaz : Bol kazancın içinde yasa dışı elde edilmiş para bulunduğu gibi çok konuşanın sözleri arasında da mutlaka yalan bulunur.

Çam sakızı çoban armağanı : Verilen bir armağanın sunulduğu kimseye değerine uygun olmadığını ve verenin gücünün ancak buna yettiğini özür yollu anlatmak için söylenen bir söz.

Çanakta balın olsun, Yemen’ den (Bağdat’ tan) arı gelir : Malı güzel olan kimse için müşteri kaygısı yoktur, onun malına uzak yerlerden bile istekli çıkar.

Çoğu zarar, azı karar : Hiçbir zaman aşırıya kaçılmamalıdır.

Çobansız koyunu kurt kapar : Yöneticisi, koruyucusu olmayan kişiyi ve topluluğu düşman ezer.

Çağrılmayan yere çörekçiyle börekçi gider : Çağrılmadığın yere sakın gitme.

Çocuğun bulunduğu yerde dedikodu olmaz : Küçük çocuğun bulunduğu yerde herkes çocukla uğraşmaktan dedikodu yapmaya fırsat bulamaz.

Çul içinde arslan yatar : Bir kimsenin değeri, kılık kıyafeti ile değil kişiliğindeki cevherle ölçülür.

Çalma elin kapısını, çalarlar kapını : Kimseye kötülük yapma yoksa onlar da sana aynı kötülüğü yaparlar.

Çoban aldı bağa gitti, kurt aldı dağa gitti : Malını, varlığını başkaları kullandı, kendisine bir şey kalmadı.

d harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Değirmenin suyu nereden geliyor? : Bu işin masrafını karşılayacak para nasıl kazanılıyor.

Düşman düşmana gazel (yasin) okumaz : Düşmandan ancak kötülük beklenir.

Doğru söyleyenin tepesi delik olur : Sözüm bir kimseye dokunur mu diye düşünmeyerek doğruyu söyleyen kişi çok düşman kazanır.

Doğru söz yemin istemez : Sözün doğruluğunda kuşku yoksa yemine gerek yoktur.

Dünya tükenir, yalan tükenmez : Dünyada çok sayıda yalancı vardır, bunları huylarından vazgeçirmek de imkânsızdır.

Dağ başına harman yapma, savurursun yel için sel önüne değirmen yapma, öğütürsün sel için : Yapacağın iyi bir işi, sonunu hesaplamadan yapma.

Dut yaprağı açtı, soyun döktü giyin : Dut ağacı yapraklanınca soğuklar biter, dut ağacı yaprağını döktüğü zaman soğuklar başlar ona göre giyinmek lazımdır.

Dağda gez belde gez, insafı elden bırakma : Eşkıya dahi olsan insafı elden bırakma.

Dazlayan daza düşer, kel başlı kıza düşer : Evleneceği kişiyi seçmekte çok titizlik gösteren kimse, çoğu kez istemediği, beğenmediği bir kişiye düşer.

Deliye taş atma, başını yarar : Davranışlarında çılgınlık bulunan kimseye dokunma yoksa sana öyle çılgınca saldırır ki yaptığına pişman olursun.

e harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Efendim nerede, ben nerede? : Ben ne diyorum, siz ne diyorsunuz.

Evlenenle ev alana Allah yardım eder : Evlenene ve ev yapana herkesin kolaylık göstermesi, onlara allah’ın yardımının dolaylı olarak ulaşıyor olması demektir.

Esirgenen (sakınan) göze çöp batar : Üzerine çok düşülen şeyler genellikle kazaya veya zarara uğrar.

Eski çamlar bardak oldu : Devir değişti, eski tutumların değeri kalmadı.

Ev alma, komşu al : Komşuluk ilişkileri, iyi bir komşuya sahip olma çok çok önemlidir.

Et kokarsa tuzlanır, ya tuz kokarsa ne yapılır? : Bozulan şeyi düzeltecek etken vardır ancak bu etken bozulmuşsa artık düzeltmeden umudu kesmek gerekir.

Ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane : Herkesin ölümü için bir sebep vardır.

Ekşi yemedim ki karnım ağrısın : Suç işlemedim ki korkayım.

Erkeklik öldü mü? : Haksızlığa karşı koymak, mertlik göstermek gerekiyor.

Etek öpmekle dudak aşınmaz : Çok önemli bir iş için bir kimseye ricada bulunmak hatta yalvarmak gerekirse, yapılır.

f harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Fukaranın tavuğu, zenginin atı kıymetli olur : Yoksul geçimini, varlıklı keyfini düşünür.

Faydasız baş mezara yaraşır : Yaşayan kimse bir işe yaramalıdır, bir işe yaramayan kimsenin ölüden farkı yoktur.

Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp : Yoksulluk utanılacak bir şey değildir, çalışmamak en büyük ayıptır.

Felek, kimine kavun yedirir kimine kelek : Bu dünyada kimi insanlar mutluluk içinde yaşarlar, kimileri de talihsizdirler.

Fala inanma, falsız kalma : Kişinin oyalanmak, yalan da olsa geleceği üzerine bir şeyler dinlemek isteğini hoş karşılamak gerekir.

Fukaranın düşkünü, beyaz giyer kış günü : Daha önce iyi bir durumda olan kişi bu konumunu kaybettiğinde uygun olmayan, yersiz davranışlarda bulunur.

Fırsat sakal altından geçer : Fırsatı yakalayabilmek için uygun zamanı kollamak gerekir.

Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar : Talih, fakire hiç gülmez aynı sermaye zengine daha çok, fakire daha az gelir getirir.

Fukara tavuğu bir yumurtlar : Talih, fakire hiç gülmez aynı sermaye zengine daha çok, fakire daha az gelir getirir.

Fazla mal göz çıkarmaz : Ne kadar ve ne türden mal olursa olsun malın fazlası elden çıkarılmamalıdır çünkü mutlaka bir gün gelir lazım olur.

g harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Güzellik ondur, dokuzu dondur : Güzelliğin büyük bir kısmı giyimle sağlanır.

Göze yasak olmaz : Bir kimseye veya nesneye bakılmasını kimse önleyemez.

Görmemiş görmüş, güle güle ölmüş : Görgüsüz kişi, günün birinde ummadığı bir şeyi elde ederse sevincinden ne yapacağını şaşırır.

Göründü Sivas’ ın bağları : Umutla beklenen sonuç ters yönde gelişti.

Güvenme (inanma) dostuna, saman doldurur postuna : Dost sandığın birtakım kimseler sana kolaylıkla kötülük edebilirler.

Gafile kelam, nafile kelam : Gaflet uykusunda olan kişiye söz kâr etmez.

Geleceği varsa göreceği de var : Kötülük yapmaya kalkışacak olursa karşılığını elbette görür.

Götüne güvenen borazancıbaşı : Başarabileceğinize eminseniz büyük işlere girişiniz.

Gönüller bir olunca samanlık seyran olur : Birbirini sevenler için zenginlik önemli değildir.

Gördün deli, savul geri! : Dengesiz kimselerden uzak durmak gerekir.

h harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Huylu huyundan vazgeçmez : Bir huy edinmiş olan kişiyi bu huyundan vazgeçirmek imkânsızdır.

Hancı sarhoş yolcu sarhoş : Kimin ne yaptığı ne ettiği belli değil.

Herkes kaşık yapar ama sapını ortaya (doğru) getiremez : Herkes bir iş yapar ancak istenildiği kadar güzel ve kusursuz olmaz.

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır : Herkesin kendine özgü bir çalışma yöntemi, bir iş yapma biçimi vardır.

Her yokuşun bir inişi, her inişin bir yokuşu vardır : Hayat boyunca yükselme, düşme vb. durumlar birbirinin ardından gelebilir.

Hiç yoktan iyidir : Elde bulunanla yetinmek gerekir.

Haramın temeli olmaz : Haram kazanç, bir işe yaramadan telef olur gider.

Hayırlı evlat neylesin malı, hayırsız evlat neylesin malı : Çocuk akıllı ise babasından mal kalsın diye beklemez, malı kendisi kazanır akılsızsa babası ne kadar çok mal bırakırsa bıraksın, değerini bilmez ve onu kısa zamanda bitirir.

Her ziyan bir öğüttür : Kişi, uğradığı her zarardan bir ders alır.

Her sakaldan bir tel çekseler köseye sakal olur : Herkes biraz fedakârlık etse bir yoksul perişanlıktan kurtulur.

ı harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Issız eve it buyruk : Aklı başında kimselerin sahip çıkmadığı iş, aşağılık kimselerin elinde kalır.

Irmak kenarına çeşme yapılmaz : Zaten var olan ve herkesin işine yarayan bir şeyin yanına aynı işi görmek üzere benzerini yapmak boşunadır.

Irz insanın kanı pahasıdır : İnsan ırzını, namusunu korumak için canını feda eder.

Isırgan ile taharet olmaz : Kötü kişiden iyilik beklenmez.

Isıramadığın (bükemediğin) eli öp başına ko : Düşmanını yenemiyorsan ona hoş görünmeye çalışarak kötülüğünden kendini koru.

Ismarlama hac, hac olmaz : Kişi, kendisi yapması gereken bir işi başkasına yaptırmamalıdır.

Islanmışın yağmurdan korkusu olmaz : Daha önce bir zarara uğramış kimse, kendisine aynı zararı verecek şeyden korkmaz.

Irmaktan geçerken at değiştirilmez : Bir yöntemden başka bir yönteme geçiş tehlikeli bir durum veya zamanda yapılmamalıdır.

Irak yerin haberini kervan getirir : Erişemediğimiz şeyle aramızdaki ilişkiyi bir aracı sağlar.

Isıracak it (köpek) dişini (dişlerini) göstermez : Kötülük edecek kimse önceden haber vermez, belli etmez.

i harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

İyilik iki baştan olur : Birbiriyle ilişkileri bulunan iki kişinin iyi geçinebilmeleri için yalnızca birinin iyi olması yetmez.

İçi beni yakar, dışı eli (seni) yakar : Dış görünüşü ile başkalarının hoşuna giden bir şeyin veya durumun gerçekte kötü yönleri olabilir.

İt değmekle (işemekle) deniz pis olmaz : Doğruluğuna, dürüstlüğüne herkesin inandığı bir kimse, aşağılık kimselerin atmak istedikleri çamurla kirletilemez.

İş bilenin kılıç kuşanın : Her şey, onu gereği gibi kullanmasını bilene yakışır.

İş olacağına varır : Bir soruna aldırmamayı, ne yapılırsa yapılsın yine aynı sonuca ulaşılacağını anlatan bir söz.

İyi iş altı ayda çıkar : Doğru dürüst yapılması istenen iş uzun zaman ister.

İki deliye bir uslu koymuşlar : Birbirleriyle anlaşamayan, kavga eden iki kişinin arasını bulacak bir akıllının olması gerekir.

İmece günü bulutlu, görmeyene ne mutlu : Zamanın elverişli olup olmadığına bakmadan yardıma gelenleri bulunan iş sahibine ne mutlu.

İşine hor bakan boynuna torba takar : İşini küçümseyen kişi istediği gibi para kazanamaz ve sonunda dilenci olur.

İstediğini söyleyen istemediğini işitir : Bir kimseye hakaret etmek, ağır sözler söylemek doğru değildir, o da ağır sözlerle karşılık verir.

k harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Kar ne kadar çok yağsa yaza kalmaz : Elverişli bir ortamda çoğalan şeyler, ortam elverişliliğini yitirince yok olur.

Küstüğün dağın odununu kesme : İnsan onuruna düşkün olup ilişkisini kestiği bir yerden veya kimseden herhangi bir yarar elde etmeye çalışmamalıdır.

Koç yiğit bunalıp ölmez : İnsanın sıkıntılı zamanı sürüp gitmez, arkasından iyi günler de gelir.

Kasımdan on gün evvel ek, on gün sonra ekme : Ekim zamanı kasımdan on gün önce biter, kasımdan on gün sonra ekilen tohum verimli olmaz.

Kurda neden boynun (ensen) kalın? demişler, işimi kendim görürüm de ondan demiş : İşini başkasına inanmayarak kendisi yapan, üzülmez, rahat eder.

Kırkından sonra azanı teneşir paklar : Yaşlandıklarında ahlakları bozulanlar artık düzelemezler.

Kaybolan (zayi olan) koyunun kuyruğu büyük olur : Elden kaçırılan fırsat gözde büyütülür.

Kısmetten fazlası olmaz : Kişi ne kadar çabalarsa çabalasın alın yazısındaki şeye ulaşır.

Köylünün kahve cezvesi karaca amma sürece : Köylünün kahve cezvesi gösterişsizdir ama konukları ağırlamak için sürekli olarak kaynar.

Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez : Büyük çıkarlar beklenen durumlarda küçük fedakârlıklar yapılmalıdır.

l harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Lokma (bile) çiğnenmeden yutulmaz : Her iş emekle yapılır.

Laf torbaya girmez : Ağızdan çıkan bir söz, artık gizli kalmaz, herkes onu duyar.

Lafla peynir gemisi yürümez : Şöyle yaparım, böyle yaparım demekle yapılması gereken iş yapılmaz.

Leyleğin ömrü (günü) laklakla geçer : Boş, anlamsız konuşanların durumunu anlatmak için söylenen bir söz.

Leyleği kuştan mı sayarsın, yazın gelir, kışın gider : Sürekli olarak bir iş üzerinde durmayan, maymun iştahlı olan kişiye kimse güvenmez.

Lokma karın doyurmaz, şefkat artırır : Bir kimseye verilen armağan, aradaki sevgiyi artırdığı için değerlidir.

Lodosun gözü yaşlı olur : Lodos genellikle yağmur getirir.

Laf lafı açar, laf da tabakayı açar : Bir konu üzerinde konuşulurken ilgisi dolayısıyla söz başka bir konuya geçer, sohbet uzar, gider.

Laf lafı açar : Bir konu üzerinde konuşulurken ilgisi dolayısıyla söz başka bir konuya geçer, sohbet uzar, gider.

Latife latif gerek : Şaka yaparken bile incelikten ayrılmamak gerek.

m harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Mürüvvetsiz adam, suyu çekilmiş değirmene benzer : Cömert olmayan, iyilik yapmaktan hoşlanmayan biri, içinde yaşadığı toplum için bir değer taşımaz.

Merhametten maraz doğar (hasıl olur) : Kimi kişiler, kendilerine acıyıp iyilik edenlerin başını derde sokarlar veya bu iyiliği kötüye kullanırlar.

Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır : Mart ayındaki şiddetli soğuklarda insanlar ellerine geçen her şeyi yakmak zorunda kalırlar.

Martta tezek kuruya, nisanda seller yürüye : Herkes, ortam ve koşulların işine uygun olmasını bekler veya ister.

Misk yerini belli eder : Değerli kişi nerede olsa varlığını gösterir.

Mayasız yoğurt tutmaz : Çok para kazanabilmek için az da olsa elde bir sermaye olması gerekir.

Malın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın : Çiftçinin toprağı suya ne kadar yakınsa değeri o kadar çok olur bakımı, ürünün güvenliği ve eve kolay taşınabilmesi bakımından toprağın eve yakın olması daha da önemlidir.

Mart ayı dert ayı : Mart ayında havalar sık sık değiştiği için insan kendisini koruyamaz ve hasta olur.

Martta yağmaz, nisanda dinmezse sabanlar altın olur : Kara kışta kar yağar, martta yağış olmaz, nisanda da çok yağmur yağarsa o yıl bol ürün alınır çiftçinin yüzü güler.

Mazlumun ahı yerde kalmaz : Zulüm gören kimsenin bedduası tutar.

n harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Niyet hayır, akıbet hayır (selamet) : Her girişilen işin niyeti önemlidir, iyi niyetle girişilen bir işin sonu doğal olarak hayırlı olur.

Nerede birlik, orda dirlik : Aralarında duygu ve düşünce birliği bulunan topluluklar, dirlik ve düzenlik içinde yaşarlar.

Ne ekersen onu biçersin : Nasıl davranırsan öyle karşılık görürsün.

Ne yârden geçilir ne serden : İnsan ne kendinden ne de sevdiklerinden kolay kolay vazgeçemez.

Nasihat istersen tembele iş buyur : Tembel, kendisine buyurulan işi yapmamak için ya onun yapılmasına ihtiyaç bulunmadığını söyler ya da buyurulan biçimde değil, kendisinin işine gelen biçimde yapmayı önerir.

Ne karanlıkta yat, ne kara düş gör : Her konuda tedbirli ve ihtiyatlı olmak büyük yarar sağlar ancak tedbirli ve ihtiyatlı olursak tehlikeleri kolaylıkla başımızdan kovabiliriz.

Ne doğrarsan aşına, o çıkar kaşığına : Kişi, kendisi için önceden yaptığı hazırlıkların verimini ileride alır.

Nerede çokluk, orada bokluk : Birlikte iş yapmak üzere toplanan kişiler çok olursa her kafadan bir ses çıkar, anlaşmazlıklar belirir, iş yapmak güçleşir.

Ne dağda bağım var, ne çakaldan davam : Tuttuğum bir taraf yok ki ona saldıranların karşısında olayım.

Ne yavuz ol asıl ne yavaş ol basıl : Olumlu veya olumsuz konularda aşırıya kaçmak seni zor durumda bırakır ne büyük ceza görecek kadar atılgan, dikbaşlı ol ne de herkes seni ezecek kadar yumuşak başlı ol.

o harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Oynaşına inanan avrat, ersiz kalır : Çok önemli işini bir başkasına yaptırabileceğine inanmış olan kişi, beklediği sonucu hiçbir zaman elde edemez.

On para on aslanın ağzında : Para kazanmak çok güçleşti.

Oğlum deli malı neylesin, oğlum akıllı malı neylesin : Çocuk akıllı ise babasından mal kalsın diye beklemez, malı kendisi kazanır akılsızsa babası ne kadar çok mal bırakırsa bıraksın, değerini bilmez ve onu kısa zamanda bitirir.

Olsa ile bulsayı ekmişler, yel ile yuf bitmiş : Şu iş şöyle olsa, bu iş böyle olsa diyerek istediğimiz sonuca varamayız, elde etmek istediğimiz sonucu istekle değil çalışmakla gerçekleştirmeliyiz.

Oğlan dayıya, kız halaya çeker : Oğlan çocuğunun yüzü de, huyu da dayısına, kız çocuğunki ise halasına benzer.

Oğlumu (evladımı) ben doğurdum amma gönlünü ben doğurmadım : Bir kimse evladına emredip birçok şey yaptırır ancak onun gönlüne hükmedemez.

Oğlanınki oğul balı, kızınki bahçe gülü : Torun oğlandan olursa oğul balı, kızdan olursa bahçe gülü diye sevilir.

Oduncunun gözü omçada : Herkes işine yarayan şeyi elde etmeye çalışır.

Ortak gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş : Bir erkeğin karıları birbirleriyle anlaşabilirler ancak kardeşlerin karıları geçinemezler.

Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün : Çoğu zaman doğacak çocuğun oğlan olması istenir, onun için oğlan doğuran kadın sevinir, kız doğuran kadın üzülür.

ö harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Öpülecek el ısırılmaz : Saygı gösterilmesi gereken kimse incitilmemelidir.

Öksüz oğlan (çocuk) göbeğini kendi keser : Koruyanı, yardım edeni bulunmayan kişi, işini kendi başına görmek zorunda kalır.

Ön tekerlek nereye giderse art tekerlek de oraya gider : Küçükler büyüklerin izinde gider, her işte onları örnek tutarlar.

Öcün iyisi, bağışlamaktır : Kötü bir davranış veya sözü, aynı biçimde karşılık vererek cezalandırmak yerine affetmek en büyük erdemdir.

Öfke baldan tatlıdır : Öfkeye kapıldığında bağırıp çağırmak insanı rahatlatır.

Ölüm bir kara devedir ki herkesin kapısına çöker : Her eve gelin girmeyebilir ama ölüm kesinlikle girer.

Ölümle öç alınmaz : Düşmanların ölümünden sevinç duymak insanlığa yakışmaz.

Ölmüş de ağlayanı yok : Çok kötülüğe uğramış, desteği ve yardım edeni bulunmayan kişi için söylenen bir söz.

Ölüm hak miras helal : Ölümün olağan olması gibi mirasın da paylaşılması olağandır.

Ölüm dirim (kalım) bizim için : İnsan nasıl olsa öleceğini düşünmeli, işlerini ona göre düzene koymalıdır.

p harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Pulsuz iş, yolsuz iş : Karanlık işler çeviren, yasal olmayan yollara sapar.

Pazar, ilk pazardır : Satılacak mala ilk olarak kaç para değer biçildiyse satıcı buna razı olmalıdır.

Paran çoksa (borcun yoksa) kefil ol, işin yoksa şahit ol : Tanıklık boş oturan kimselerin, kefillik ise parası çok olan kimselerin işidir.

Parayı veren düdüğü çalar : Para harcadığında insan istediğini elde edebilir.

Para ile imanın kimde olduğu bilinmez : Kimin ne kadar parası bulunduğunu, kimin ne kadar Tanrıya yakın olduğunu kimse bilemez.

Paran gitti mi diye sormazlar, işin bitti mi diye sorarlar : Yapmak istediğin işi yapabildinse bu uğurda harcadığın paralara acıma çünkü para istediğin şeyi yapmak içindir.

Para peşin, kırmızı meşin : Her işin karşılığı anında ödenmelidir.

Pahalı alan aldanmaz : Ucuz olan mal çabuk eskir, pahalıya alınmış gibi olur.

Pek yaş olma, sıkılırsın pek de kuru olma, kırılırsın : Hüner gerektiğinde uysal, gerektiğinde sert olmayı bilmektir.

Para isteme benden, buz gibi soğurum senden : Kişi, kendisinden para isteyen kimseden uzak durmak ister.

r harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Rüzgârlı havanın kuytusu, yağmurlu havanın uykusu : Rüzgârlı havada kuytu bir yer, yağmurlu bir havada da uyku tercih edilir.

Rahvan at kendini yorar : Bir işi işgüzarlık ederek veya gereksiz yere üstünde durarak uzatanın zararı kendisine olur.

Rençber kırk yılda, tüccar kırk günde : Rençberin ancak kırk yılda kazanabileceği parayı, tüccar kırk günde kazanır.

Rüzgâr esemeyince yaprak oynamaz (dal kımıldamaz) : Her durumu meydana getiren bir etken vardır.

Rüzgâr eken fırtına biçer : Herkesin zarar görmesine yol açacak işler yapan kimse, çok sert tepkilerle karşılaşır ve sonunda en büyük zarara kendisi uğrar.

Rüzgârın önüne düşmeyen, yorulur : Genel gidişe ayak direten boşuna çaba harcamış olur, bir yere varamaz.

Rüzgâra (karşı) tüküren, kendi yüzüne tükürür : Bilgi, beceri, fizikî güç gibi yönlerden kendisinden üstün olanlarla mücadeleye giren bir kimse bu mücadelede yenik düşer, birtakım kayıplara uğrar.

Ramazanda yalan söyleyenin (oruç yiyenin) bayramda yüzü kara olsun : Bir sözün yalan olduğu, bir ödevin yapılmadığı bir süre sonra gerçekleşen olaylarla anlaşılır.

Rahat ararsan mezarda : Herkesin bir sıkıntısı vardır, bu sıkıntılar ancak ölümle biter.

Rüşvet kapıdan girince insaf (iman) bacadan (pencereden) çıkar : İşini herkese eşit davranarak yapmak zorunda olan bir görevli, kendisine çıkar sağlayan kimselere ayrıcalık tanıyorsa o kişi hak, adalet, insaf gibi duygulardan yoksun demek

s harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Sütten ağzı yanan yoğurdu (ayranı) üfleyerek yer (içer) : Bir olaydan gerekli dersi alan, sonra uyanık davranır.

Saksağan, danayı babası hayrına bitlemez : Bir kimse başkasına hizmet ediyorsa bunda kendisinin de çıkarı vardır.

Söz ağızdan çıkar : Mert olan kişi, sözünde durur verdiği sözü yerine getirir.

Sokma akıl sekiz adım gider : Hep başkalarının verdiği akılla hareket eden kimse, bir yere kadar başarılı olur, daha sonra ne yapacağını bilemez.

Sona kalan dona kalır : Bir işte geç kalan istediği şeyi elde edemez.

Suyun yavaş akanından, insanın yere bakanından kork (sakın) : Duygu ve düşüncelerini açığa vurmayan sessiz insan yavaş akan derin su gibi tehlikelidir.

Sandıktaki sırtında, ambardaki karnında : Nesi varsa giyer, nesi varsa yer.

Sel gider kum kalır, kişi ettiğini bulur : Geçici durumlara güvenmek doğru değildir.

Sora sora bağdat (kâbe) bulunur : İnsan sora sora çok uzak yerleri bile bulur.

Sinek pekmezciyi tanır : İşini bilen kişi, yararlanacağı kimseyi bilir.

ş harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Şüyuu vukuundan beter : Bir şeyin dedikodusunun yapılması, onun gerçekleşmesinden daha kötüdür.

Şeyh uçmaz, müridi uçurur : Bir kişiye inanlar, onu olduğundan çok üstün görürler ve onda olağanüstü özellikler bulunduğuna herkesi inandırmak isterler.

Şap ile şeker bir değil : Görünüşte birbirine benzeyen şeyler nitelikte birbirinden çok farklı olabilirler.

Şeytanın dostluğu darağacına kadardır : Kötü arkadaş kişiyi yoldan çıkartıp ölüme kadar sürükleyebilir ama ölümün eşiğinde onu kaderiyle baş başa bırakır.

Şaşı, çakır demektense kör de, kurtul : Üstü kapalı laflar etme, açık konuş, ne diyeceksen de.

Şahin küçük ama payını ele vermez : Küçük olmak güçsüz olmak demek değildir, kendilerinden büyük olandan daha güçlü olan küçükler de vardır.

Şahin küçüktür ama koca turnayı havadan indirir : Küçük olmak güçsüz olmak demek değildir, kendilerinden büyük olandan daha güçlü olan küçükler de vardır.

Şık şık (çık çık) eden nalçadır, iş bitiren akçedir : Değerli nesneye bir yönüyle benzeyen şey, onun yerini asla tutmaz.

Şeytanla ortak buğday eken samanını alır : Ortağı kurnaz, düzenbaz olanın eline kârdan bir şey geçmez.

Şöhret afettir : Kişinin kazandığı ün, her zaman hoşa giden bir durum sağlamaz, kişi gücünü aşan istekler, zorlamalar karşısında bunalır.

t harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Tarlanın taşlısı, karının (kadının) saçlısı : Kadının saçlı olanı ile tarlanın taşlı olanı makbuldür.

Tay yetişmedikçe ata paha biçilmez : İş gören bir şeyin yerine yenisi alınmadığı sürece eskisinin değeri ölçülemez.

Temsilde hata olmaz : Yeri geldiği zaman çirkin, kaba bir benzetme ile anlatıma daha etkili bir hava verilmesi saygısızca bir davranış değildir, kimse bundan alınmamalıdır.

Tembele iş buyur, sana akıl öğretsin : Tembel, kendisine buyurulan işi yapmamak için ya onun yapılmasına ihtiyaç bulunmadığını söyler ya da buyurulan biçimde değil, kendisinin işine gelen biçimde yapmayı önerir.

Talihsiz hacıyı Araf’ ta yılan sokar : Amacını gerçekleştirmesi mümkün olmayan kişinin karşısına, hatır ve hayale gelmeyen ve yenilemeyen engeller çıkar.

Tekerlek kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur : Sonucu kötü çıktıktan sonra bir davranış üzerine akıl öğreten çok bulunur.

Terazi var, tartı var, her şeyin bir vakti var : Her şeyin bir ölçüsü ve zamanı vardır.

Tencere tava, herkeste bir hava : Herkes kendi bildiği gibi davranıyor, ortada düşünce birliği kalmamış.

Tembele dediler kapını ört, dedi yel eser örter : Tembel, kapısının örtülmesini bile rüzgârdan bekler.

Tek kanatla kuş uçmaz : Gereken koşullarla donanıp güçlenmeyen kişi amacına ulaşamaz.

u harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Ucuz alan, pahalı alır : Ucuz olan mal çabuk eskir, pahalıya alınmış gibi olur.

Ulu sözü dinlemeyen, uluyakalır : Büyüklerin verdiği her öğüt yaşadıkları veya tanık oldukları bir olaya dayanır, bir büyüğün kulak ardı ettiğimiz sözünün önemini, başımız derde girip sızlanmaya başladığımız zaman anlarız.

Utanma pazar, dostluğu bozar : Taraflar birbirine ne denli yakın da olsalar bir alışverişte açıkça konuşup anlaşmaları gerekir, ayıp olur kaygısıyla başta değinilmeyen konular yüzünden sonradan araya soğukluk, kırgınlık girer.

Umut, fakirin (garibin) ekmeğidir : Yoksul kişi, hep yakında bolluğa, rahata kavuşma umudu içinde yaşar.

Utananın oğlu kızı olmamış : Bir şeyi elde etmek için çalışmalı, tembel tembel oturmamalıdır.

Utanma pazar, mideyi bozar : Taraflar birbirine ne denli yakın da olsalar bir alışverişte açıkça konuşup anlaşmaları gerekir, ayıp olur kaygısıyla başta değinilmeyen konular yüzünden sonradan araya soğukluk, kırgınlık girer.

Uğruluğa gitsen, insafı elden koma : Kötülüğün bile sınırı vardır.

Uzak menzile yavaş gitmeli : Zaman alacak işler aceleye getirilmemelidir.

Ummadığın taş baş yarar : Küçük veya önemsiz şeyler de çoğu kez büyük etkiler yapabilir.

Ustamın adı hıdır, elimden gelen budur : Gücüm ancak bu kadarını yapmaya yeter.

ü harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Üç göç, bir yangın yerini tutar : Bir yerden başka bir yere taşınırken bazı eşya kırılır, dökülür, kaybolur, birçok kez taşınma sonunda bu eşya yangın artığına döner.

Üzüm üzüme baka baka kararır : Her zaman bir arada bulunan, arkadaşlık eden kimseler birbirlerine huy aşılar.

Üvey, öz olmaz kemha, bez olmaz : Bir çocuk ne denli sevilse, ilgi görse de öz annesindeki şefkati üvey annesinde bulamaz, üvey anne öz annenin yerini dolduramaz.

Ürüyen köpek ısırmaz : Bağırıp çağırarak başkalarını korkutmak isteyen kimseden zarar gelmez.

Üşenenin oğlu kızı olmamış : Bir şeyi elde etmek için çalışmalı, tembel tembel oturmamalıdır.

Üçlenmemiş eken, olmamış eker : Gerekli koşullarını yerine getirmeden bir işe başlayan kişi olumlu sonuç alamaz.

Ürümesini bilmeyen köpek sürüye kurt getirir : Beceriksiz kimselerin iyilik yapayım derken zarara yol açtıklarını anlatan bir söz.

Üveye etme, özünde bulursun geline etme, kızında bulursun : Öz evladı bir gün öksüz kalırsa başkalarının ona kötü davranmasını istemeyen, üvey evladına kötü davranmamalıdır kızına ileride gelin olarak gideceği yerde kötü davranılmasını is

Üzümünü ye de bağını sorma : Yararlandığın şeyin nereden geldiğini araştırma.

Üşüntü köpekler mandayı paralar : Birlikten güç doğar.

v harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Vakit, nakittir : Zaman çok değerlidir, boş yere harcanmamalıdır.

Varışına gelişim, tarhana aşına bulgur aşım : Sen bana ne kadar değer verir, yakınlık gösterirsen benden de o ölçüde karşılığını alırsın.

Vermeyince (vermemiş) mabut, neylesin sultan mahmut : Tanrı, rahat bir yaşam veya yetenek kısmet etmemişse kulun elinden bir şey gelmez.

Ver yiğidi yiğide, mevla rızkın yetire : İki gencin evlenmesini kolaylaştırınız, tanrı rızıklarını verir.

Verirsen veresiye, batarsın kara suya : Veresiye verdiğinde alanların borçlarını ödememeleri durumunda sen zor durumda kalabilirsin.

Vurduğunu öldür, yedirdiğini doyur : Yaptığınız iş, amacın gerçekleşmesini sağlayacak nitelikte olmalıdır.

Vardığın yer körse, sen de bir gözünü kapa : Girdiğin çevrede rahat etmek istiyorsan sana ters gelse bile çevrene uyum sağlamasın.

Vasiyet ölüm getirmez : Üzülecek bir durum meydana gelirse ne yapılacağını şimdiden kararlaştırmak o üzücü durumun gelmesine yol açmaz.

Veren eli herkes öper : Yardımını esirgemeyen, eli açık olan kimseye herkes saygı gösterir.

Veren el, alandan üstündür : Yardımını esirgemeyen, eli açık olan kimseye herkes saygı gösterir.

y harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli : Buranın şartlarına uymalı veya buradan ayrılmalı.

Yorgan gitti, kavga bitti : Anlaşmazlık sebebi olan şey ortadan kalktığında anlaşmazlık da sona erdi.

Yaş yetmiş iş bitmiş : Yaşı ilerlemiş insandan fayda beklenmez.

Yayı, atıcısına vermeli : Ülkenin yönetimine, bunu başarıyla yerine getirebilecek olanlar seçilmelidir.

Yavru kuş, yuvada gördüğünü yapar : Aile içinde edinilen görgü, eğitimin temelidir.

Yağmur yağsın da varsın kerpiççi ağlasın : Yağmurdan yararlanacakların sayısı zarar göreceklerden daha fazladır, yeter ki yağmur yağsın.

Yol bilen kervana katılmaz : Bir işi kendi başına yapabilecek olan başkalarının yardımına gerek duymaz.

Yırtıcı kuşun ömrü az olur : Başkalarına saldırmayı alışkanlık edinen kimsenin düşmanı çok olur, bu düşmanlar onun canına kıyarlar.

Yatsının faziletini güveyden sormalı : Eskiden gerdeğe yatsı namazından sonra girildiğinden güvey için yatsı çok önemliydi tıpkı bunun gibi birçok kimse için önemli bulunmayan bir durum kimi kişiler için özel bir önem taşır.

Yazın gölge kovan, kışın karın ovar : Yazın çalışmayıp keyif ve zevk ile vakit geçiren çiftçi, nasıl kışın aç kalırsa çalışma gücü ve ortamı bulunduğu hâlde zamanını değerlendirmeyen ve geleceğini düşünmeyen kişi de çalışma olanakları kal

z harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları

Zahirenin (çiftçinin) ambarı sabanın ucundadır : Toprak, iyi sürülürse bol ürün vereceği için iyi sonuç almak isteyen işine dört elle sarılmalıdır.

Zengin arabasını dağdan aşırır, züğürt ovada yolunu şaşırır : Zengin, para gücüyle güçlükleri yenerken yoksul, parasızlık yüzünden en kolay işi bile başaramaz.

Zorla güzellik olmaz : 1) kişiye, beğenmediği şey zorla beğendirilemez 2) bir iş insana zor kullanılarak yaptırılamaz.

Zenginin sermayesi kasasında, âlimin sermayesi kafasında : Zengin kişinin zenginliği parasıdır, her işini parayla kolayca yaptırır bilgin kişinin zenginliği ise kafasındaki bilgisidir, düşüncesidir.

Züğürtleyen bezirgân, eski defterleri yoklar : 1) tüccar züğürtleyince, belki bir kimsede alacağım kalmıştır diye eski defterlerini gözden geçirir 2) vaktiyle önemli işler yapmış olanlar, düşkünlüklerinde eski durumlarını anarak, anlatara

Zora, beylerin borcu var : Zor kullanan kişilerin istediğini en güçlü kimseler bile verirler.

Zurnada peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına : Rastgele yapılan plansız işlerde yöntem, kural aranmaz.

Zemheride yoğurt isteyen cebinde bir inek taşır : Gerçekleşmesi güç bir şey isteyen kimse isteğini gerçekleştirecek çareyi kendisi bulmak zorundadır.

Züğürt olup düşmektense uyuz olup kaşınmak yeğdir : Uyuz olup kaşınmak insanı çok rahatsız eder ama züğürtlükten dolayı ne yapacağını düşünmek daha çok rahatsız eder.

Zenginin malı züğürdün çenesini yorar : Birinin zenginliğinden çok söz etmenin gereksizliğini, yersizliğini belirtmek için söylenen bir söz.

BB Yazar

3 comments

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  • Selam herkese sayfa çook güzel olmuş her harften 10 tane atasözü var, açıklamalarıda güzel, çok beğendim..

  • Biraz daha kısa olsa mesela her harften 5 er tana atasözü olsa daha iyi olmazmıydı?

  • Bayburt merkezden ben Edip. Merhaba web sitesi inan ki dikkat çekici, face de paylaştım 23-01-2020 20:47:14

Your Header Sidebar area is currently empty. Hurry up and add some widgets.