Ana sayfa » Atasözleri ve Kısa Anlamları » İ Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları

İ Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları

İ Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları

İ harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları kısa açıklamaları ile birlikte bu yazımızda.


İbadet de gizli, kabahat de : Yapılan iyilikler göstermelik olmamalı, işlenen suçlar, ayıplar açığa vurulmamalıdır.

İç güveyisi iç ağrısı : İç güveyisi misafir gibidir, evdekiler sürekli olarak onu ağırlamaya çalışır ve bu durumdan da rahatsız olurlar.

İçi beni yakar, dışı eli (seni) yakar : Dış görünüşü ile başkalarının hoşuna giden bir şeyin veya durumun gerçekte kötü yönleri olabilir.

İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır : Başkasına zararı dokunacak bir davranışı yapmadan önce iyi düşün, kendi kendini eleştir.

İhtiyarın düşkünü, beyaz giyer kış günü : Daha önce iyi bir durumda olan kişi bu konumunu kaybettiğinde uygun olmayan, yersiz davranışlarda bulunur.

İki arslan bir posta sığmaz : Bir ülkede iki baş egemen olamaz.

İki at bir kazığa bağlanmaz : Ayrı ayrı düşünceleri ve kişilikleri bulunan iki kişi bir arada yaşayamaz, bir işi birlikte yapamazlar.

İki baş bir kazanda kaynamaz : Ayrı ayrı düşünceleri ve kişilikleri bulunan iki kişi bir arada yaşayamaz, bir işi birlikte yapamazlar.

İki cambaz bir ipte oynamaz : Kurnazlıkta eşit olan iki kimse birbirlerini aldatamaz.

İki çıplak bir hamama yakışır : İki yoksul kimsenin birbiriyle evlenmesi uygundur.

İki deliye bir uslu koymuşlar : Birbirleriyle anlaşamayan, kavga eden iki kişinin arasını bulacak bir akıllının olması gerekir.

İki dinle bir söyle : Çok konuşmak doğru değildir.

İki emini bir yemin aralar : Birbirinin doğruluğuna güvenerek birlikte iş yapmakta olan iki kişiden biri, hile yapmadığına arkadaşını inandırmak için yemin ediyorsa artık güven bozulmuş demektir, ayrılmaları gerekir.

İki el bir baş içindir : Ancak kendi geçimini sağlayabilenler, başkalarına yardım edecek bir durumda değildir.

İki gönül bir olunca samanlık seyran olur : Birbirini sevenler için zenginlik önemli değildir.

İki kaptan bir gemiyi batırır : Bir işi iki kişi yürütemez.

İki kardeş savaşmış, ebleh buna inanmış : İki kardeş arasındaki anlaşmazlık geçicidir, bu durumu gerçek ve sürekli sanmak saflıktır.

İki karılı evde toz diz boyu olur : Bir işi iki kişi yürütemez.

İki kişi dinden olursa bir kişi candan olur : İki kişi yalan yere yemin edip dinden çıkarak bir kimsenin cinayet işlediğine tanıklık ederlerse o kimse asılır.

İki kulak bir dil için : Çok dinleyip az söylemeli.

İki ölç, bir biç : Bir iş yaparken ayrıntıları ve sonuçları iyice düşünülmelidir.

İki serçeden börek olur : İnsanların birbirlerine her zaman gereksinimleri olur.

İki testi tokuşunca biri elbet kırılır : Kavgaya tutuşan iki kişiden biri elbette yenilir ve zarara uğrar.

İki tımar bir yem yerine geçer : Atı sık sık tımar etmek, onu yemle beslemek kadar önemlidir.

İkisini bir kazana koysalar kaynamazlar : Aralarındaki anlaşmazlık o kadar büyüktür ki onları uzlaştırma çaresi bulunamaz.

İlk vuran okçudur : Amaca başkalarından önce ulaşan, işinin ehlidir ve kazançlı çıkar.

İmam evinden aş, ölü gözünden yaş çıkmaz : Bir şey alınması imkânı olmayan yerden, bir şeyler vermesini beklemek boştur.

İmece günü bulutlu, görmeyene ne mutlu : Zamanın elverişli olup olmadığına bakmadan yardıma gelenleri bulunan iş sahibine ne mutlu.

İmam osurursa, cemaat sıçar : Yöneticilerin kötü bir iş yapmaları, onların buyruğundakilerin daha kötü bir iş yapmalarına yol açar.

İncir babadan, zeytin dededen : Bağ, bir kuşak geçecek kadar yaşlandıktan sonra bol ürün verir, zeytinin bol ürün verebilmesi için en azından iki kuşaklık bir zaman geçmelidir.

İneğin sarısı, toprağın karası : Çiftçiler arasında ineğin sarı, toprağın kara renkli olanı beğenilir.

İnek gibi süt vermeyen, öküz gibi kutan sürer : Yorucu olmayan işlerde kendisinden yararlanılamayan kişi, ağır işlere koşulur.

İnsan (adam) kıymetini insan (adam) bilir : Bir kimsenin, bir şeyin değerini ancak o konuda uzmanlığı olanlar bilir.

İnsan ayaktan, at tırnaktan kapar : Birçok hastalık insana ayağını üşütmesi, ata da tırnağı yoluyla gelir.

İnsan beşer, kuldur şaşar : Kişinin zaman zaman şaşırmasını, yanılmasını hoş görmek gerekir.

İnsan çeşit çeşit, yer damar damar : Toprağın her kesimi ayrı ayrı nitelikler taşıdığı gibi insanlar da birbirlerinden farklı özelliklere sahiptirler.

İnsan doğduğu yerde değil, doyduğu yerde : İnsan doğduğu yeri değil geçimini sağladığı yeri yurt edinir.

İnsan gönlünün artığını söyler : İnsanlar şaka yaparken içlerinden geçeni yansıtırlar.

İnsan göre göre, hayvan süre süre (alışır) : İnsanlar konuşarak birbirlerini daha iyi anlarlar.

İnsan insanın şeytanıdır : Uygunsuz arkadaş, insanı doğru yoldan saptırır, kötülüğe sürükler.

İnsan kendini beğenmezse çatlar (ölür) : Herkes kendini beğenir bu, kendi aklını beğenmesinin sonucudur.

İnsan kıymetini insan bilir : Bir kimsenin ne kadar değerli olduğunu ancak o kimsenin değerini ölçebilecek nitelikteki insanlar anlar.

İnsan konuşa konuşa, hayvan koklaşa koklaşa : İnsanlar konuşarak birbirlerini daha iyi anlarlar.

İnsan sözünden (ikrarından), hayvan yularından tutulur : Yularından tutulan hayvan başka yöne sapamadığı gibi insan da söylediği sözün dışına çıkamaz.

İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur : Kişinin çocukluğundaki huyları, özellikleri yaşlılığında da değişmez.

İnsan yükü (eti) ağırdır : 1) hiç kimse başka bir kimseye yük olmamalıdır 2) yatalak insanı kaldırmak, yatırmak güçtür.

İnsanın (adamın) alacası içinde, hayvanın alacası dışındadır : Hayvanların işe yarayıp yaramayacakları görünüşlerinden belli olur ancak insanların kötü huylu olup olmadıkları dışarıdan anlaşılamaz.

İnsanın adı çıkacağına canı çıksın : İnsanın haklı veya haksız yere adı bir defalık kötüye çıktı mı ondan sonra yaptıkları hep o gözle değerlendirilir.

İnsanın eti yenmez, derisi giyilmez tatlı dilinden başka nesi var : İnsan kendisini ancak tatlı diliyle sevdirebilir.

İnsanın kötüsü (fenası) olmaz meğer ki parası olmaya : Toplum içinde herkesin bir değeri vardır ancak züğürtlere değer verilmez.

İnsanlık sen de kalsın : 1) karşı taraf iyilik bilmese de sen yine iyilik et 2) bu işi nasıl olsa sana yaptıracaklar, bari kendiliğinden yap da onurunu koru.

İnsanoğlu çiğ süt emmiş : İnsanlardan tam bir doğruluk beklenmez.

İp inceldiği yerden kopar : Bir durum, en çürük yerinden patlak verir.

İp kırıldığı (koptuğu) yerden ulanır (bağlanır) : 1) iki kişi arasındaki kırgınlığın giderilmesi için kırgınlık sebebinin giderilmesi gerekir 2) bozulan bir iş nerede kalmışsa düzeltilmesine oradan başlanır.

İp koptuğu yerden bağlanır : İki kişi arasındaki kırgınlığın giderilebilmesi için kırgınlık nedeninin ortadan kaldırılması gerekir.

İsa’ yı küstürdü, Muhammed’ i memnun edemedi : İyilik edeyim derken kimseyi memnun edemedi.

İsin yanına varan is, misin yanına varan mis kokar : Kişi kiminle arkadaşlık ederse ondan kendisine birtakım huylar geçer.

İslim arkadan gelsin : Önce istenilen iş yapılsın, gereken şartlar sonradan yerine getirilsin.

İsmi lazım değil : Adının anılması gerekmiyor.

İstediğini söyleyen istemediğini işitir : Bir kimseye hakaret etmek, ağır sözler söylemek doğru değildir, o da ağır sözlerle karşılık verir.

İstenmeyen aş, ya karın ağrıtır ya baş : İstenmeyerek yapılan işlerden kötü sonuçlar ortaya çıkar.

İstemem diyenden korkmalı : Bir şeyi istemem diyen, fırsat bulduğunda o şeyi elde etmek için aşırı hırs gösterir.

İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara : Birinden bir şey isteyen utanır ancak isteği yerine getirmeyen daha çok utanmalıdır.

İstim arkadan gelsin : Önce istenilen iş yapılsın, gereken şartlar sonradan yerine getirilsin.

İş amana binince kavga uzamaz : Kavga edenlerden biri aman dilerse çekişme sona erer.

İş anlatılıncaya kadar baş elden gider : Kızışmış bir kavgada veya herhangi bir olayda meram anlatmaya fırsat kalmadan olacak olur.

İş bilenin kılıç kuşanın : Her şey, onu gereği gibi kullanmasını bilene yakışır.

İş insanın aynasıdır : Bir kimsenin nasıl bir kişi olduğu yaptığı işlerden anlaşılır.

İş olacağına varır : Bir soruna aldırmamayı, ne yapılırsa yapılsın yine aynı sonuca ulaşılacağını anlatan bir söz.

İşemekle deniz pis olmaz : Doğruluğuna, dürüstlüğüne herkesin inandığı bir kimse, aşağılık kimselerin atmak istedikleri çamurla kirletilemez.

İşin yoksa şahit ol, paran çoksa kefil ol : Tanıklık boş oturan kimselerin, kefillik ise parası çok olan kimselerin işidir.

İşine hor bakan boynuna torba takar : İşini küçümseyen kişi istediği gibi para kazanamaz ve sonunda dilenci olur.

İşini kış tut da yaz çıkarsa bahtına : Başladığın bir işte her zaman güçlüklerle karşılaşacağını varsay ki sonunda hayal kırıklığına uğramayasın, iyi sonuçlar aldığında sevinesin.

İşkilli büzük dingilder : Gizli bir ayıbı olanlar herhangi bir sözden alınarak kendilerini ele verirler.

İşleyen demir pas tutmaz (ışıldar) : Tembel tembel oturan kimse hantallaşır, iş yapma yeteneğini yitirir, çalışan kimse gittikçe açılır, daha yararlı işler yapar.

İştah dişin dibindedir : Bir şey yemeyi istemeyen kimse, yiyecekten bir parça tattığında iştahının açıldığını görür.

İşten artmaz, dişten artar : Biriktirme, çok çalışmakla kazanıp yemekle değil, kazandıklarımızın bir kısmını bir kenara ayırmakla olur.

İt ağzını kemik tutar : Aşağılık bir kimsenin ağzını kapamak için ona bir çıkar sağlamak yeter.

İt değmekle (işemekle) deniz pis olmaz : Doğruluğuna, dürüstlüğüne herkesin inandığı bir kimse, aşağılık kimselerin atmak istedikleri çamurla kirletilemez.

İt derisinden post olmaz : Aşağılık kimse veya şey, yüce ve temiz bir amaca hizmet edemez.

İt ite (buyurur), it de kuyruğuna : İşi yapmak istemeyen onu mutlaka başkasına ısmarlar.

İt iti ısırmaz : Aynı düşüncede ve aynı yapıda olan insanlar birbirlerine zarar vermezler, birbirlerini korurlar.

İt iti suvatta bulur : Aşağılık kişiler birbirlerini kendi gibilerinin toplandığı yerde bulurlar.

İt itin ayağına (kuyruğuna) basmaz : Başkasına kötülük etmek konusunda aynı şeyi düşünenler birbirlerini incitmezler.

İt itle gezer : Kötü biri ancak kendisi gibi kötü olan birisiyle arkadaş olur.

İt kağnı gölgesinde yürür de kendi gölgesi sanırmış : Başkasının korumasıyla iş yapan akılsız kişi, desteklendiğini unutarak kendi gücüne inanır.

İt sürü, para kazan : Ekmek parası kazanmak için it sürümek gibi bir iş tutmak bile ayıp değildir.

İt ulur, birbirini bulur : Aşağılık bir kimse bir konu üzerinde sesini yükselttiğinde aynı amacı güdenler onun etrafında toplanırlar.

İt ürür, kervan yürür : Gerçekleşmesi doğal olan işler engellenemez.

İti (köpeği) öldürene sürütürler : Çığırından çıkmış olan bir işin düzeltilmesi, bu işe yol açan kimseye düşer.

İti an, taşı eline al (çomağı hazırla) : Saldırgan biriyle karşılaşmas olasılığı bulunan kimse kavgaya hazır olmalıdır.

İtin (köpeğin) duası kabul (makbul) olsa (-ydı) gökten kemik yağar (-dı) : Aşağılık kişinin istediği olsaydı dünya, yalnız kendisinin işine yarayan, başkalarını rahatsız eden şeylerle dolardı.

İtin ahmağı baklavadan pay umar : Aptal kişi, eline geçme olasılığı bulunmayan bir nimeti bekler.

İtin ölümü gelirse cami duvarına işer : Herkesin üzerine titrediği, kutsal saydığı şeyi kötüleyen, bozan kimse mutlaka kötü bir sonuçla karşılaşır.

İtle çuvala girilmez : Edepsiz ve saldırgan bir kimse ile bir konu üzerinde tartışmak ve kavgaya tutuşmak doğru değildir.

İtle dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir : Edepsiz kimse ile uğraşmamak için onun bulunduğu yerden uzaklaşmak gerekir.

İtle yatan bitle kalkar : Değersiz, kötü kimselerle ilişki kuranlar kötü huylar edinirler.

İven kız ere varmaz, varsa da baht bulmaz : Acele eden kız eşini iyi seçemeyeceği için mutlu olamaz.

İyi evlat babayı vezir, kötü evlat rezil eder : Babaya ün kazandıran da el içine çıkamayacak bir duruma düşüren de çocuklarının tutumlarıdır.

İyi gitmeyince kişinin işi, muhallebi yerken kırılır dişi : İnsanın işi bir kez ters gitmeye görsün, en sıradan işlerinde bile tersliklerle karşılaşır.

İyi insan sözünün üstüne gelir : Yokluğunda kendisinden söz edilen kimse, konuşmanın üzerine gelirse o iyi insandır, denilir.

İyi nasihat verilir, iyi ad verilemez : Bir kimse başkalarına iyi öğüt verebilir ama ün veremez, kişi ünü ancak kendisi kazanabilir.

İyi iş altı ayda çıkar : Doğru dürüst yapılması istenen iş uzun zaman ister.

İyi olacak hastanın, doktor ayağına gelir : Tanrı kötü bir durumun iyiliğe dönmesini dilemişse bunu yapacak kimse işin üstüne gelir.

İyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik er kişinin kârı : İyiliğe karşı iyiliği herkes yapabilir, önemli olan kötülüğe karşı iyilik yapabilmektir.

İyiliğe iyilik olsaydı, koca öküze bıçak olmazdı : Nasıl öküz, ömrü boyunca hizmet ederek sahibine kazanç sağladığı hâlde ihtiyarlayınca sahibi tarafından kesiliyorsa bu dünyada her zaman iyiliğe karşı iyilik görülmez.

İyiliğe nereye gidiyorsun demişler, kötülüğe demiş : Birçok iyiliğin karşısında kötülük vardır.

İyilik eden iyilik bulur : İyilik eden kimseye zamanı geldiğinde başkaları da iyilik ederler.

İyilik et denize at, balık bilmezse halik bilir : Karşılık beklemeden iyilik yap.

İyilik et kele, övünsün ele : Bir kişinin beğenilmeyen yönlerini düzelt, onu herkesin övüneceği duruma getir.

İyilik iki baştan olur : Birbiriyle ilişkileri bulunan iki kişinin iyi geçinebilmeleri için yalnızca birinin iyi olması yetmez.


Paylaşın.

Değerlendirin.



Makale ile benzer yazılar.

Sitede yayımlanmış son makaleler.

En çok okunan makaleler.

Makale bilgileri

Makale numarası: 452

Yazar: BB Yazar

Görüntülenme sayısı: 27

Yayın tarihi: 12 Eylül 2019 10:09:17

Güncelleme tarihi: 2 Şubat 2020 12:02:19

Kategoriler: Atasözleri ve Kısa Anlamları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir