Atatürk, din ve dünya işlerinin ve özellikle dinle politikanın kesinlikle birbirinden ayrılmasını öngörmüştür. Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir.

Atatürk, kendi düşünce yapısı içinde, dine karşı saygıyı öngörür. Düşünüşe ve düşünceye karşı olmayı kesinlikle reddeder. Bununla birlikte din ile devlet işleri kesinlikle birbirine karıştırılmamalıdır. Hiç bir kimse bir başka kişiyi ne bir din ne de bir mezhebi kabule zorlayamaz. Din ve mezhep kuralları, hiç bir zaman politikada bir araç olarak kullanılamaz.

Laik anlayışta inançlara, dolayısıyla dine karşı gerçek bir saygı vardır.Laiklik Türk Milleti’ne önemli çağdaş değerler kazandırmıştır:Kişilerin dini inanç ve fikri özgürlüğünün yanı sıra, vicdan özgürlüğü ile itikat ve ibadet özgürlüğünü sağlamış, aynı zamanda ulusu ümmet olmaktan çıkarıp, millet olmaya yöneltmiştir.

Milli birlik ve beraberlik duygusunun bilincine kavuşmak gibi değerler kazandırmıştır.Laiklik ilkesi, 5 Şubat 1937’de Anayasa’ya girmiş olmasına karşın, Türk Milleti, son yıllarda bu ilkeye karşı yoğunlaştığı görülen kasıtlı ve maksatlı girişimlerle karşı karşıya kalmıştır.

Anayasa’ya 61 yıl önce girmiş olmasına rağmen, laiklik ilkesi üzerindeki tartışmalar sürüp gitmektedir. Bunun nedeni ise, şeriat devleti kurmak düşüncesinde olanlar, siyasi ve maddi menfaatleri tehlikeye düştüğünde, laikliğindin düşmanlığı olduğu tezini ileri sürerek, geleceklerine yatırım yapmak istemektedirler. Diğer önemli bir husus da, ne yazık ki bunca yıl geçmiş olmasına karşın, vatandaşlarımıza laikliğin ne olduğu yeterince anlatılamamıştır.

Laikliğe karşı olan zihniyet sahipleri ise laikliğin dinsizlik olduğunu her kesimde planlı, programlı ve organize olmuş bir şekilde anlatmaya çalışmaktadırlar… Ve bu anlayış, bugün de maalesef bir ideoloji haline getirilmiş bulunmaktadır. Bu propagandalar karşısında Türk insanının zihni bulandırılmak istenmektedir. Ama, Türk Milleti’ne mal olmuş bu ilke, Türk insanının medeniyete yürüyüşünde yolunu aydınlatmaya devam etmektedir ve edecektir.

Atatürk’ ün kendi ifadesiyle Laiklik tanımı

İslam dinini, asırlardan beri alışılageldiği veçhile bir siyaset vasıtası mevkiinden uzaklaştırmak ve yüceltmek gerekli olduğu gerçeğini görüyoruz. Kutsal ve ilahî inançlarımızı ve vicdani değerlerimizi, karanlık ve kararsız olan ve her türlü menfaat ve ihtiraslara görünüş sahnesi olan siyasiyattan ve siyasetin bütün kısımlarından bir an evvel ve kesin şekilde kurtarmak, milletin dünyevi ve uhrevi saadetinin emrettiği bir zarurettir. (1924)

Türkiye Cumhuriyeti’nde, herkes Allah’a, istediği gibi ibadet eder. Hiç kimseye dinsel düşüncelerinden dolayı bir şey yapılamaz. Türk Cumhuriyeti’nin resmî dini yoktur. Türkiye’de, bir kimsenin düşüncesini zorla başkalarına kabul ettirmeye kalkışacak kimse yoktur ve buna izin verilemez. (1930)

Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü demektir. (1930)

Türk milleti, halk idaresi olan Cumhuriyet ile idare olunur bir devlettir. Türk devleti laiktir. Her reşit dinini seçmekte serbesttir. (1930)

Türkiye Cumhuriyeti’nde her reşit dinini seçmekte hür olduğu gibi bu dinin merasimi de serbesttir, yani ayin hürriyeti korunmuştur. Tabiatıyla ayinler, asayiş ve umumi adaba mugayir olamaz; siyasi nümayiş şeklinde de yapılamaz. Mazide çok görülmüş olan bu gibi hâllere, artık Türkiye Cumhuriyeti asla tahammül edemez. (1930)

Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiç kimse hiç bir kimseyi, ne bir din, ne de bir mezhebi kabul etmeye zorlayabilir. Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olamaz. (1930)

Türkiye Cumhuriyeti’ nin resmi dini yoktur. Devlet idaresinde bütün kanunlar, nizamlar ilmin çağdaş medeniyete temin ettiği esas ve şekillere, dünya ihtiyaçlarına göre yapılır ve tatbik edilir. Din telakkisi vicdani olduğundan, Cumhuriyet, din fikirlerini devlet ve dünya işlerinden ve siyasetten ayrı tutmayı, milletimizin çağdaş ilerlemesinde başlıca muvaffakiyet etkeni görür. (1930)


Paylaşın.

Değerlendirin.



Makale ile benzer yazılar.

Sitede yayımlanmış son makaleler.

En çok okunan makaleler.

Makale bilgileri

Makale numarası: 12587

Yazar: BB Yazar

Görüntülenme sayısı: 4

Yayın tarihi: 10 Kasım 2019 10:11:12

Güncelleme tarihi: 27 Ocak 2020 05:01:45

Kategoriler: Temel Atatürk İlkeleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir