Y Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

yeis duymak : üzüntü çekmek, kahrolmak. Örnek Kullanım : ?Bu kelimeyi işitince derin bir yeis, anlatılmaz bir elem duyarım.? -Ö. Seyfettin.

yeise bürünmek : umutsuz, üzüntülü olmak. Örnek Kullanım : ?Omuzları bir ihtiyar gibi çökmüş, sesi yeise bürünmüş, kendi kendine söyleniyordu.? -H. E. Adıvar.

yeise kapılmak : çok üzülmek. Örnek Kullanım : ?Şimdi bu ümidin boşa çıktığını anlayınca birden yeise kapıldı.? -R. H. Karay.

yekûn çekmek : konuşmaya son vermek.

yekvücut olmak : birleşmek, tek bir yürek olmak.

yel gibi : çok hızlı bir biçimde, çabucak, hızla.

yel vermek : rüzgârı veya havayı herhangi bir şeyin üzerine yöneltmek.

yel yeperek yelken kürek : aceleyle, telaşla. Örnek Kullanım : ?Kızım çıldırdın mı? Böyle yel yeperek yelken kürek, sağını solunu görmeden nereye gidiyorsun?? -H. R. Gürpınar.

yele vermek : savurmak, boşuna harcamak.

yelken açmak : yola çıkmak için hareket etmek. Örnek Kullanım : ?Kayıkçı yelkeni açmak için ilkin direği yerine oturtmalıdır.? -S. Birsel.

yelken basmak : yola çıkmak, hareket etmek.

yelken dikmek : tekneye yelken takmak.

yelkenleri suya indirmek : direnmekten vazgeçip karşısındakinin dediğini benimsemek, kabul etmek. Örnek Kullanım : ?Ben böyle çıkışınca ister istemez yelkenleri suya indiriyorlardı.? -R. N. Güntekin.

yem dökmek (koymak) : 1) avlanılacak hayvanları bir yere çekmek için yiyecek dökmek 2) mec. aldatabilmek için inanç verici davranışta bulunmak.

yem kestirmek : yolda durup hayvanlara yem yedirmek.

yem olmak : 1) herhangi bir hayvan tarafından yenilmek 2) mec. birinin tuzağına düşmek.

yeme de yanında yat : çok lezzetli veya çok hoş olan şeyler için söylenen bir söz.

yemeden içmeden : vakit geçirmeden, hemen. Örnek Kullanım : Yemeden içmeden gitmiş, benim söylediklerimi yetiştirmiş.

yemeden içmeden kesilmek : bir üzüntü veya heyecan sebebiyle yiyemez, içemez duruma gelmek, iştahı kesilmek.

yemek çıkarmak : ağırlamak için yemek sunmak.

yemek seçmek : bazı yemekleri sevmemek.

yemek vermek : konukları yemeğe çağırmak.

yemin billah etmek : hlk. Tanrı adını anarak ant içmek. Örnek Kullanım : ?Bir yandan inliyor, bir yandan da yemin billahlar ediyordur.? -S. Birsel.

yemin billah vermek : yemin etmek.

yemin verdirmek (ettirmek) : ant içirmek. Örnek Kullanım : ?Hey, aklıevvel kadın! Nasıl bir yemin ettirmek niyetindesin bize?? -N. Hikmet.

yemin vermek : ant vermek.

yemini basmak : çabuk ve kuvvetli olarak yemin etmek. Örnek Kullanım : ?Her akşam, beş paralık alışveriş etmedim diye yemini basar.? -H. E. Adıvar.

yenene içilene bakılmamak : bir şey gidere önem verilmeden bol bol harcanmak. Örnek Kullanım : ?Bütün bu hayatın mahrumiyetleri pahasına elde edilmiş para ortaya dökülür, yenene içilene bakılmaz.? -H. E. Adıvar.

yengeç gibi : yan yan yürüyen (kimse).

yenik düşmek : yenilmek, mağlup olmak. Örnek Kullanım : ?Bütün savaşlardan alnının akıyla çıkmış bir denizci. Hiç yenik düşmemiş.? -Z. Selimoğlu.

yenik saymak : yenilmiş olarak kabul etmek.

yenilgiye uğramak : yenilmek, mağlup olmak.

yenilik yapmak : değişiklik yapmak, değişiklik getirmek.

yenilir yutulur değil (olmamak) : 1) yenmeyecek nitelikte olan (yiyecek) 2) hoşa gitmeyen, beğenilmeyen nitelikte olan. Örnek Kullanım : ?Kağnı gıcırtısını sineye çekmek zor, bu zıkkım pek yenir yutulur şey değil ki!? -B. R. Eyuboğlu. 3) çok ağır (söz) 4) mec. kendisiyle başa çıkılamayacak durumda o

Makaleyi paylaşmak ister misin?
Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak diğer insanların faydalanmasını sağlayabilirsiniz.
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27

Makale bilgileri.

Yazar: BB Yazar

Okunma sayısı: 80

Yayın tarihi: 19 Eylül 2019 04:09:03

Güncelleme tarihi: 14 Ocak 2020 04:01:00

Kategoriler: Deyimler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir