Y Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

yer açmak : 1) bir kimseye oturması için yer hazırlamak 2) mec. yer bırakmak, imkân vermek.

yer bakır gök demir kesilmek : tamamen tükenmek, bitmek, yoksul duruma düşmek. Örnek Kullanım : ?Yer bakır gök demir kesilmiş, günlerden beri deniz karış karış aranmış, balık yoktur.? -S. F. Abasıyanık.

yer bulmak : 1) oturacak yer sağlamak. Örnek Kullanım : Sinemada zar zor bir yer bulduk. 2) bir kimse bir işe, görev yapacağı bir yere yerleşmek.

yer değiştirmek : bulunduğu yerden bir başka yere geçmek.

yer demir gök bakır : 1) çorak ve sıcak bir yeri niteler 2) mec. şartların zor, imkânların kısıtlı olduğu durumlarda söylenen bir söz 3) mec. hiçbir yardım ve umut olmadığında kullanılan bir söz.

yer etmek : 1) iz bırakmak 2) iyice yerleşmek. Örnek Kullanım : ?Aklımda yer etmiş olmalı ki mahalleden çıkarken biliyordum oraya gideceğimi.? -O. Pamuk.

yer kaplamak : önemli bir hacim tutmak.

yer kapmak : kalabalık içinde kendine yer bulmak.

yer tutmak : 1) yer ayırmak 2) yer kaplamak 3) işlevi ve etkisi olmak. Örnek Kullanım : ?Çağdaş insanın hayatında gazete mühim bir yer tutar.? -M. Kaplan. 4) önemli sayılmak, önemi olmak. Örnek Kullanım : ?Herkes onun az zamanda büyük yer tutacağını, bir zaman gelip sefir, nazır olacağını

yer vermek : 1) önemli saymak, saygı göstermek. Örnek Kullanım : ?Etrafını zehirleye zehirleye yaşadıktan sonra hâlâ insanlar ona kendi aralarında bir yer veriyorlardı.? -M. Yesari. 2) bir olaya yol açmak, imkân tanımak 3) önemli bir görev vermek 4) kendi yerini bir başkasına bı

yer yarılıp içine girmek (geçmek) : 1) yitirilip bir türlü bulamamak 2) çok utanmak. Örnek Kullanım : ?Hanımların içinde rezil olmuştur, yer yarılsa da içine geçsem diye aklından geçmiştir.? -H. Taner.

yer yerinden oynamak : 1) bir iş çok gürültülü, telaşla ve heyecanla yapılmak. Örnek Kullanım : ?Ertesi gün cenaze kaldırılırken yer yerinden oynamalıydı.? -H. Topuz. 2) bir olay toplumda büyük tedirginlik yaratmak.

yerde kalmak : saygı görmemek, yüzüne bakılmamak.

yerden göğe kadar : pek çok. Örnek Kullanım : ?Hakkın var imam, hakkın var, yerden göğe kadar hakkın var.? -M. Ş. Esendal.

yerden yere çalmak : çok hırpalamak. Örnek Kullanım : ?Bir oyunu belli ölçülere göre değil, ne olduğu belli olmayan kendi beğenisine göre yerden yere çalıyor.? -N. Meriç.

yerden yere vurmak : birine türlü yönlerden saldırarak onu çok aşağılayıcı bir duruma düşürmek.

yere bakan yürek yakan : ?uysal ve uslu göründüğü hâlde sinsice kötülük yapan? anlamında kullanılan bir söz.

yere bakmak : ihtiyarların ölümü yakın olmak.

yere baktırmak : utandırmak, mahcup etmek.

yere batasıca (batsın) : ?yok olsun, ölsün? anlamında kullanılan bir ilenme sözü.

yere batmak : 1) yok olmak 2) çok utanmak, mahcup olmak.

yere çalmak : yere atmak, yere fırlatmak. Örnek Kullanım : ?Ellerini uzatıp o koca gövdeyi havaya kaldırdı ve başının üzerinde döndürüp sırtüstü yere çaldı.? -N. F. Kısakürek.

yere göğe koymamak : nasıl ağırlayacağını, nasıl memnun edeceğini bilmemek, çok önem vermek. Örnek Kullanım : ?Bunun için Necla ile Ayşe onu yere göğe koymuyor -enişte diye- pervane gibi etrafında dönüyorlar.? -R. N. Güntekin.

yere sağlam basmak : titiz ve dikkatli davranmak. Örnek Kullanım : ?Uyanıklar, elbette yere sağlam basarlar. Çevreyi hesaba katarlar.? -H. Taner.

yere sermek : 1) kötü bir duruma sokmak, yenmek. Örnek Kullanım : ?Sen beni yere seren darbenin ne olduğunu anlıyor musun?? -Ö. Seyfettin. 2) vurup öldürmek.

yere vurmak : 1) kötü bir duruma sokmak. Örnek Kullanım : ?Bu askerlik oyununda yere vurduğu adama, kaideye uygun olan hareketi muhafaza ediyor.? -H. E. Adıvar. 2) yenmek, alt etmek.

yere yığılmak : yere düşmek. Örnek Kullanım : ?Bu kadar insanın, bu kadar alçağın gözü önünde yere yığılmak istemiyordu.? -O. Pamuk.

yere yıkılmak : yere düşmek. Örnek Kullanım : ?Bana öyle geldi ki, zevcem, bu ilk manzarayı görünce, bayılmamak, yere yıkılmamak için bütün gücünü sarf etti.? -N. F. Kısakürek.

yeri başka : ?daha başka bir değeri olan, önemi olan? anlamında kullanılan bir söz. Örnek Kullanım : ?Bu kadın da iyi kadındır. Bunu da seviyorum ama Naime ilk göz ağrısıydı. Yeri başkadır.? -M. Ş. Esendal.

yeri gelmek : sırası gelmek, zamanı uygun olmak. Örnek Kullanım : ?Yeri gelmişken delikanlılara bir öğüt notu daha düşeyim.? -R. Erduran.

yeri göğü ben yarattım demek : çok gururlu olmak.

yeri göğü birbirine katmak : aşırı telaş yaratmak.

yeri göğü inletmek : yüksek sesle ve olanca güçle bağırmak. Örnek Kullanım : ?Havayı kokladı, sonra bütün gücüyle yeri göğü inleten bir kişnemeyle kişnedi.? -Y. Kemal.

yeri göğü tırmalamak : çok sancı, acı çekmek.

yeri göğü tutmak : her tarafı ele geçirmek, denetim altında bulundurmak. Örnek Kullanım : ?Müttefikler yeri göğü ve bütün köşe başlarını tutmuştur.? -T. Buğra.

yeri olmak : 1) uygun olmak 2) sırası, uygun zamanı olmak 3) saygınlığı olmak.

yeri öpmek : alay yere düşmek, yere serilmek. Örnek Kullanım : Ayağı kayınca yeri öptü.

yeri soğumadan : ayrılan bir kimsenin ardından çok zaman geçmeden.

yeri var! : ?uygundur, iyidir? anlamında kullanılan bir söz.

yeri yurdu belirsiz olmak : belli bir yeri olmamak.

yeridir : ?layıktır, uygundur, münasiptir? anlamında kullanılan bir söz.

yerin dibine batırıp çıkarmak : çok utandırmak, rezil etmek. Örnek Kullanım : ?Bir hikâye anlatır, erkekleri yerin dibine batırır çıkarırdı.? -N. Meriç.

yerin dibine geçmek (batmak veya girmek) : 1) çok utanıp sıkılmak. Örnek Kullanım : ?Memleketin ne tarafına gitsem haritayı şaşırıyor, bilgisizliğimden yerin dibine geçiyordum.? -B. R. Eyuboğlu. 2) görünmez olmak, kaybolmak.

Makaleyi paylaşmak ister misin?
Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak diğer insanların faydalanmasını sağlayabilirsiniz.
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27

Makale bilgileri.

Yazar: BB Yazar

Okunma sayısı: 80

Yayın tarihi: 19 Eylül 2019 04:09:03

Güncelleme tarihi: 14 Ocak 2020 04:01:00

Kategoriler: Deyimler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir