Y Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

yufka açmak : hamuru yufka durumuna getirmek.

yuh çekmek : beğenilmeyen, tasvip edilmeyen birine veya bir duruma karşı haykırmak. Örnek Kullanım : ?Bu yeni kişilik artık Beşiktaş tribününden hakeme yuh çekemez.? -H. Taner.

yukarı tükürsem bıyık, aşağı tükürsem sakal : aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık.

yukarıdan almak : yumuşaklık göstermemek, ağır önerilerde bulunmak, sert davranmak.

yuları birinin elinde olmak : bir kimsenin davranışları birinin denetiminde, yönetiminde olmak.

yuları ele vermek (kaptırmak) : birinin sözünden çıkmayacak duruma gelmek, kendi iradesiyle davranmamak.

yuları takmak : birini sözünden çıkamayacak duruma getirmek, egemenliği altına almak. Örnek Kullanım : ?O da sana er geç yuları takar, benden beter olursun.? -R. N. Güntekin.

yuları teslim etmek : yuları ele vermek.

yumruğuna güvenmek : isteklerini yaptırmak için yalnızca bedensel gücüne güvenmek.

yumruk atmak (indirmek) : yumrukla vurmak.

yumruk gibi : yumruk büyüklüğünde.

yumruk göstermek : korkutmak, gözdağı vermek.

yumruk kadar : 1) çok iri, büyük. Örnek Kullanım : ?Yemek yemek için kıyı kumsalına çıkmış, orada ona yumruk kadar bir örümcek musallat olmuştu.? -Halikarnas Balıkçısı. 2) küçücük. Örnek Kullanım : ?Yumruk kadar çocukcağızı tek başına trene oturtamaz ya…? -R. H. Karay.

yumruk yumruğa gelmek : yumruklaşmak.

yumurta kapıya dayanmak (gelmek) : yapılacak iş için zaman çok daralmak.

yumurtadan daha dün çıkmış : ?bilgiçlik taslayan toy kimse? anlamında kullanılan bir söz.

yumurtaya kulp takmak : bahane bulmakta usta olmak.

yumurtayı çalkamak : hayvan, üstüne oturduğu yumurtayı çevirmek.

yunmuş arınmış (yıkanmış) : 1) yıkanıp temizlenmiş 2) mec. suçu olmayan.

yurt edinmek (tutmak) : bir yeri kendisine, ailesine yurt olarak kabul etmek, vatan tutmak.

yuva kurmak : evlenmek. Örnek Kullanım : ?Âşıksak, âşık olduğumuz gençle, yalnız onunla bir yuva kurmak istiyorsak, o kapı da her şeye karşın hâlâ ve hep açıktı.? -A. Ağaoğlu.

yuva yapmak : 1) yuva hazırlamak, yuva oluşturmak 2) evlenmek. Örnek Kullanım : ?Hâlbuki genç bir kızla yuva yapmak, ölünceye kadar bahtiyar yaşamak için…? -Ö. Seyfettin.

yuvarlak konuşmak : bir şeyin ayrıntılarını gereği gibi belirtmeden genel konuşmak. Örnek Kullanım : ?Yuvarlak konuşmayı bırak da söyleyeceğini açıkça söyle diye hatibe müdahale etti.? -H. Taner.

yuvarlanıp gitmek : 1) eldeki imkânlarla geçinmek. Örnek Kullanım : ?Biz işte aile gibi bir şeyiz burada, büyük hanımı da kendimize uydurduk, yuvarlanıp gidiyoruz.? -R. N. Güntekin. 2) birdenbire ölmek.

yuvasını bozmak : aile düzenini dağıtmak.

yuvasını dağıtmak : kurulu ev düzenini bozmak.

yuvasını yıkmak : 1) birinin eşinden boşanmasına sebep olmak 2) biri eşinden ayrılarak kendi aile düzenini yok etmek.

yuvayı yürütmek : evlilik birliğini sürdürmek. Örnek Kullanım : ?Yuva kurma, yuvayı yürütme sorumluluğu yine benim üstümdeydi.? -C. Uçuk.

Makaleyi paylaşmak ister misin?
Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak diğer insanların faydalanmasını sağlayabilirsiniz.
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27

Makale bilgileri.

Yazar: BB Yazar

Okunma sayısı: 80

Yayın tarihi: 19 Eylül 2019 04:09:03

Güncelleme tarihi: 14 Ocak 2020 04:01:00

Kategoriler: Deyimler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir