Y Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

yüreğe işlemek : çok derin acı uyandırmak. Örnek Kullanım : ?Fakat sesi kulaklara değil, doğru yüreğe çarpar, yüreğe işlerdi.? -R. H. Karay.

yüreği ağzına gelmek : birdenbire çok korkmak, aşırı korku veya sevinçten fazlasıyla heyecanlanmak, endişelenmek. Örnek Kullanım : ?Çıngırağın her çekilişinde ikisinin de heyecandan yürekleri ağızlarına geliyor.? -M. Yesari.

yüreği bayılmak : karnı çok acıkmak.

yüreği boğazına tıkanmak : sıkılmak, üzülmek, dertlenmek. Örnek Kullanım : ?Yüreğim boğazıma tıkanmış bir hâlde, bu basit, bu aşağılık konuşmaları dinliyorum.? -Y. K. Karaosmanoğlu.

yüreği bozulmak : bunalmak, sıkılmak. Örnek Kullanım : ?Yüreği bozulanların gözleri karanlık koridorlara, kapılara, pencerelere kaydı.? -L. Tekin.

yüreği burkulmak : çok üzülmek, çok acı duymak. Örnek Kullanım : ?Babamın küçük yalısını eşyasıyla satın alan … bir Meşrutiyet devri mebusunu ziyaret ettiğim zaman … yüreğim burkulmuştu.? -R. H. Karay.

yüreği cız etmek (cızlamak) : çok acımak, içi sızlamak. Örnek Kullanım : ?Aklımıza eski günler gelince / Yüreğimiz cız eder? -B. Necatigil.

yüreği çarpmak : 1) kalbi çarpmak veya çalışmak 2) coşku sebebiyle kalp hızlı hızlı çarpmak veya çalışmak 3) merak, kaygı, korku, heyecan vb. duygularla tedirgin olmak, huzursuz olmak. Örnek Kullanım : ?Bunu düşündükçe gülümser, tatlı tatlı yüreği çarpar, ruhunda kopan bir hamleyle

yüreği daralmak : sıkılmak, bunalmak, içi daralmak. Örnek Kullanım : ?Yusuf bütün olayları korkuyla, yüreği daralarak izliyordu.? -Y. Kemal.

yüreği dayanmamak : acısına katlanamamak, çok acı duymak.

yüreği ezilmek : 1) üzülmek, acı duymak. Örnek Kullanım : ?Yüreğim merhametten eziliyor, dizlerim vücudumun yükü altında çökecek gibi oluyordu.? -R. N. Güntekin. 2) açlık duymak.

yüreği ferahlamak (hafiflemek) : kaygıdan kurtulmak.

yüreği götürmemek : dayanmamak, katlanamamak.

yüreği göz göz olmak : dert, acı ve sıkıntıdan içi kabarmak, aşırı dertlenmek. Örnek Kullanım : ?Göz göz oldu yüreğim, gözlerinin derdinden? -Halk türküsü.

yüreği hop etmek (hoplamak veya oynamak) : birdenbire korkup heyecanlanmak. Örnek Kullanım : ?Ansızın geldin, dedi, yüreğim oynadı.? -M. Ş. Esendal.

yüreği kabarmak : 1) içi sıkıntı ile dolup derin soluk alma gereğini duymak 2) midesi bulanmak. Örnek Kullanım : ?Ne dersiniz kız bayağı hasta oldu, deniz tutmuş gibi yüreği kabarmaya başladı.? -R. N. Güntekin.

yüreği kaldırmamak : dayanamamak, katlanamamak.

yüreği kalkmak : heyecanlanmak. Örnek Kullanım : ?Kapıda her araba durdukça yüreğim kalkıyordu.? -R. H. Karay.

yüreği kan ağlamak : derinden acı duymak, çok üzülmek. Örnek Kullanım : ?Yüreği kan ağlıyordu, onların şu perişan, sürüm sürüm hâllerini gördükçe…? -Y. Kemal.

yüreği kanamak : aşırı üzüntüden sarsılmak. Örnek Kullanım : ?Zaten kostüm meselesinden dolayı üzülen ve hırçınlaşan yüreği sanki bir diken yığınına sürtünür gibi kanıyordu.? -Y. K. Karaosmanoğlu.

yüreği kararmak : içine karamsarlık ve sıkıntı çökmek.

yüreği katılmak : ağlamaktan veya soğuktan nefesi tutulmak.

yüreği kaynamak : içinde şüphe ve endişe uyanmak. Örnek Kullanım : ?Namazı nasıl kıldığını bilmedi, yüreğinde bir şeyler kaynıyordu.? -Y. K. Karaosmanoğlu.

yüreği oynamak : ansızın heyecanlanmak veya korkmak.

yüreği parça parça olmak : pek çok acımak.

yüreği parçalanmak : çok acımak. Örnek Kullanım : ?Bir dilenci çocuğuna dayak attığını görmüş, yüreği parçalanmıştı.? -R. N. Güntekin.

yüreği parlamak : coşmak, heyecanlanmak. Örnek Kullanım : ?Bir sözden, bir asker geçişinden, bir düşünceden yüreği parlar, gönlü ateş alır adam olmalı.? -M. Ş. Esendal.

yüreği rahatlamak : üzüntü ve kaygısı azalmak, kalmamak. Örnek Kullanım : ?Lüzumsuz bir şey satın aldığı zaman garip bir üzüntü duyar, karısı -ziyanı yok, üzülme, ne yapalım, olmuş bir şey -diye teselli etmedikçe bir türlü yüreği rahatlamazdı.? -R. N. Güntekin.

yüreği serinlemek : üzüntüsü bir dereceye kadar azalmak.

yüreği sıkışmak (tıkanmak) : 1) kalp atışları düzensiz olmak, sıkıntı duymak 2) mec. bir meseleden dolayı aşırı üzülmek.

yüreği sızlamak : çok acımak, çok üzülmek. Örnek Kullanım : ?O, inledikçe benim de yüreğim sızlıyor, sıkıntıdan damarlarımı saran yağ eriyor.? -E. İ. Benice.

yüreği soğumak : düşmanın bir felakete uğramasına sevinmek.

yüreği şişmek : can sıkıcı şeyler dinlemekten bunalmak.

yüreği titremek : duygulanmak, endişe, korku duymak. Örnek Kullanım : ?İçinden yüreği titreyerek tepeden indi, ağır adımlarla saraya girdi.? -Y. Kemal.

yüreği tükenmek : bir şeyi anlatmak için çok yorulmak.

yüreği ürpermek : çok korkmak.

yüreği yağ bağlamak : istenilen bir şeyin olmasından ferahlık duymak. Örnek Kullanım : ?Oh … oh yüreğim bir karış yağ bağladı.? -H. R. Gürpınar.

yüreği yanmak : 1) çok acımak. Örnek Kullanım : ?Nahit onu yorgun, kederli ve umutsuz, sitem yüklü görmüştü. Yüreği yanmıştı.? -T. Buğra. 2) felakete uğramak.

yüreği yarılmak : çok korkmak.

yüreği yerinden oynamak : birdenbire heyecanlanmak veya korkmak. Örnek Kullanım : ?Odanın içinde birdenbire kızılca kıyamet kopmasın mı zavallı halamın yüreği yerinden oynamış.? -A. Ş. Hisar.

yüreğinden gelmek : bir şeyi isteyerek, severek yapmak. Örnek Kullanım : ?Piyanistin takdiri yüreğinden geliyordu.? -H. E. Adıvar.

yüreğine (bir şey) çökmek : derinden ızdırap duymak. Örnek Kullanım : ?Ankara ufuklarına bakarken eskisi gibi insanın yüreğine gariplik çökmüyordu.? -Y. K. Karaosmanoğlu.

yüreğine dert olmak : başkasının herhangi bir davranışı, sonradan kendisi için sürekli bir üzüntü kaynağı olmak. Örnek Kullanım : ?Zavallı adam, son nefesinde bir ekmek kadayıfı istediydi alıp yediremedim. O, yüreğime dert oluyor.? -R. N. Güntekin.

yüreğine dokunmak : üzülmek. Örnek Kullanım : ?Hem öyle manzaralar benim yüreğime dokunuyor.? -R. N. Güntekin.

yüreğine inmek : kötü bir olay dolayısıyla fazlaca etkilenmek. Örnek Kullanım : ?Eğer bizden gizli Paris’e kaçsaydın babamın yüreğine inerdi.? -P. Safa.

yüreğine kar yağmak : kıskançlık duyarak üzülmek.

yüreğine kurt düşmek : şüphelenmek, içine kurt düşmek. Örnek Kullanım : ?Reyhan’ın yüreğine küçük bir kurt düşmüştü.? -M. Yesari.

yüreğine od (ateş) düşmek : felakete uğramak, çok üzülmek. Örnek Kullanım : ?Adam odur ki komşusunun ineği dişi doğurdu der, yüreğine od düşer.? -M. Ş. Esendal.

yüreğine saplanmak : aşırı derecede acı duymak, içine oturmak.

yüreğine sinmek : içine sinmek.

yüreğine su serpmek : bir kimseyi kaygı sebebinin ortadan kalkmasıyla veya yeniden umut verecek bir haberle ferahlatmak. Örnek Kullanım : ?Bizim nesil sözü, Selma Hanım’ın yüreğine biraz su serpti.? -Y. K. Karaosmanoğlu.

yüreğini açmak : kalbini açmak, derdini dökmek, içini dökmek, senli benli konuşmak ve davranmak. Örnek Kullanım : ?Sanki bana herkese yaptığından fazla yüreğini açardı.? -R. H. Karay.

yüreğini ateş almak : aşırı üzülmek, fazla üzüntüden içi yanmak. Örnek Kullanım : ?Gülbahar’ın yüreğini ateş almış yanıyordu.? -Y. Kemal.

yüreğini boşaltmak (dökmek) : derdini, üzüntüsünü anlatarak hafiflemek.

yüreğini dağlamak : acıyla ve özlemle içi yanmak, acıyla kıvranmak.

yüreğini hoplatmak (oynatmak veya kaldırmak) : heyecanlandırmak.

yüreğini kaplamak : endişe ve üzüntü duymak. Örnek Kullanım : ?Onu tanıyamamak sinsi bir korku gibi yüreğini kapladı.? -O. Aysu.

yüreğini kemirmek : içini kemirmek, tedirgin olmak. Örnek Kullanım : ?Güzelliğine pek güvenen Zişan’ın yanında bu kadar zavallı kalışı yüreğini kemirip duruyor.? -H. R. Gürpınar.

yüreğini pek tutmak : kendini korkuya kaptırmamak.

yüreğini serinletmek : üzüntüsünü azaltmak.

yüreğini tüketmek : bir şey anlatmaya çalışarak yorulmak. Örnek Kullanım : ?Aman, dedi. Yüreğimi tüketeceğime her işi kendim yaparım, daha iyi…? -Y. K. Karaosmanoğlu.

yüreğinin yağı (yağları) erimek : 1) çok üzülmek 2) çok korkmak.

yürek burkmak : insanın içini acıyla doldurmak, insana çok üzüntü vermek. Örnek Kullanım : ?Yörede, şimdi yürek burkan bir suskunluk vardı.? -T. Buğra.

yürek paralamak : çok üzmek. Örnek Kullanım : ?Son yürek paralayıcı yalvarmama aldırış etmedi.? -H. R. Gürpınar.

yürek soğutmak : sevmediği birinin bir felakete uğramasına sevinmek. Örnek Kullanım : ?Seyrimize çıktınız değil mi? Yürek soğutuyorsunuz değil mi? Allah sizi bizden besbeter etsin inşallah!? -O. Kemal.

yürek vermek : yüreklendirmek, cesaretlendirmek.

yüreklilik göstermek : korkmamak, cesur davranmak.

yüreksizlik göstermek : korkmak, ürküp kaçmak. Örnek Kullanım : ?Tek üzüldüğüm, gecenin büyüsünü yitirmemek için masadan erken kalkmak yüreksizliğini göstermem.? -T. Uyar.

yürekten çağırmak : aşırı derecede arzu etmek, istemek. Örnek Kullanım : ?Bu kadar yürekten çağırma beni / Bir gece ansızın gelebilirim? -Şarkı.

yürü ense tıraşını göreyim (görelim) : alay görüştüğü kimseye gitmesini söylemek veya görüşmeyi kısa kesmek için kullanılan bir söz.

yürürlüğe girmek : bir kanun, bir karar, bir iş uygulanır, yapılır duruma gelmek.

yürürlüğe konmak : bir kanun veya bir karar uygulama alanına konulmak. Örnek Kullanım : ?Ekonomik, ticari veya teknik ilişkileri düzenleyen … antlaşmalar … yayımlanma ile yürürlüğe konabilir.? -Anayasa.

yürürlükte bulunmak : bir kanun veya bir karar uygulama alanında olmak. Örnek Kullanım : ?Kimse, işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz…? -Anayasa.

yürürlükte kalmak : bir kanun veya karar geçerli olmaya devam etmek.

yürürlükten kaldırmak : uygulanmaz duruma getirmek. Örnek Kullanım : ?Öte yandan, dünyadaki sorunların çokluğu da uykuyu yürürlükten kaldırmaya yetmez.? -S. Birsel.

yürüyüş düzenlemek : bir olayı protesto etmek veya bir konuya dikkat çekmek amacıyla toplu yürüyüş tertip etmek. Örnek Kullanım : ?Toplantı ve gösteri yürüyüşünü düzenleme hakkını kullanmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanununda gösterilir.? -Anayasa.

yürüyüş yapmak : 1) spor amacıyla yürümek. Örnek Kullanım : ?Bir gün Küplüce arkalarında uzun bir yürüyüş yapmış.? -H. Taner. 2) bir olayı protesto etmek veya bir konuya dikkati çekmek amacıyla topluca yürümek.

yürüyüşe çıkmak : dolaşmaya, gezintiye çıkmak.

yürüyüşe geçmek : 1) bir yerden başka bir yere gitmek için yürümeye başlamak. Örnek Kullanım : Askerler yürüyüşe geçti. 2) bir yeri almak için o yöne doğru ilerlemek.

Makaleyi paylaşmak ister misin?
Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak diğer insanların faydalanmasını sağlayabilirsiniz.
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27

Makale bilgileri.

Yazar: BB Yazar

Okunma sayısı: 80

Yayın tarihi: 19 Eylül 2019 04:09:03

Güncelleme tarihi: 14 Ocak 2020 04:01:00

Kategoriler: Deyimler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir