Y Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

(birinin veya bir şeyin) yüzü suyu hürmetine : ?birinin veya bir şeyin hatırına veya varlığına değer verildiği için? anlamında kullanılan bir söz. Örnek Kullanım : ?Ben şu iki kolumun yüzü suyu hürmetine yaşıyorum, yaşıyorsam.? -Z. Selimoğlu.

(birinin veya bir şeyin) yüzünü unutmak : uzun süre görmemek, varlığına hasret kalmak. Örnek Kullanım : ?İnsanlar Tanrı rahmeti olan yağmurun yüzünü çoktan unutmuşlardı.? -N. Araz.

(birinin) yâdını uyandırmak : onu hatırlatmak. Örnek Kullanım : ?Ona ait her hatıra muazzez ve yâdını uyandıracak her vesile kıymetlidir.? -İ. A. Gövsa.

(birinin) yakasına asılmak (yapışmak) : hesap sormak veya bir şey istemek için tutup bırakmamak. Örnek Kullanım : ?Sonra eşyaya bir zarar gelecek olursa Gülsüm’ün yakasına yapışıyordu.? -R. N. Güntekin.

(birinin) yakasına sarılmak : istediği şeyi almak veya dövüşmek için birini bırakmamak, zorlamak.

(birinin) yakasını bırakmamak : bezdirecek kadar üstüne düşmek, rahat vermemek, ısrar etmek. Örnek Kullanım : ?Kendimi unutturup kaybettirmeye çalıştığım burada da Başkan, yakamı bırakmadı.? -R. N. Güntekin.

(birinin) yalancısı olmak : doğruluğu bilinmeyen bir bilgiyi başkasından duyup iletmek.

(birinin) yasını tutmak : kötü bir olay sonunda acı ve üzüntü duymak. Örnek Kullanım : ?Ben gittiğimde karısı hasta olduğu için kliniğe götürülmüş, hepsi onun yasını tutuyordu.? -F. R. Atay.

(birinin) yatağına girmek : kadın biriyle evlilik dışı ilişkide bulunmak.

(birinin) yoluna bakmak : beklemek.

(birinin) yuvasını yapmak : tkz. birine gereken ceza veya cevabı vermek, hakkından gelmek. Örnek Kullanım : ?Hiç canını sıkma, dedi, ben şimdi onun yuvasını yaparım!? -O. Kemal.

(birinin) yüreğine oturmak : çok üzmek. Örnek Kullanım : ?İşte, yine başındaki bu dert de gelip yüreğine oturmuştu.? -S. F. Abasıyanık.

(birinin) yüreğini tüketmek : bir şeyi anlayıncaya kadar anlatanı çok yormak.

(birinin) yüzü kâğıt gibi olmak : kanı çekilip benzi solmak. Örnek Kullanım : ?Babuş da uyanmış ve yatağın içine oturmuş. Korkudan onun da yüzü kâğıt gibi.? -P. Safa.

(birinin) yüzüne bağırmak : birine öfke ile saygısızca sözler söylemek.

(birinin) yüzüne karşı : bir kimsenin kendi önünde ve ondan çekinmeden. Örnek Kullanım : Yüzüne karşı da söylerim.

(birinin) yüzünü ağartmak : beğenilir iş yapmak, iş ve davranışlarıyla yakınlarının övünmesine sebep olmak. Örnek Kullanım : ?Bu zaferle Mustafa Kemal, ordumuzun yüzünü ağartmış, milletimizin yüzünü güldürmüştür.? -E. C. Güney.

(birinin) yüzünü gözünü açmak : bir çocuğa veya gence o zamana kadar bilmediği birtakım cinsel bilgiler vermek.

(birinin) yüzünü güldürmek : birini mutlu etmek, birine iyilik etmek. Örnek Kullanım : ?Bu zaferle Mustafa Kemal, ordumuzun yüzünü ağartmış, milletimizin yüzünü güldürmüştür.? -E. C. Güney.

(birinin) yüzünü kızartmak : bir kimsenin utanmasına sebep olmak, birini utanacak duruma düşürmek.

Makaleyi paylaşmak ister misin?
Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak diğer insanların faydalanmasını sağlayabilirsiniz.

Makale bilgileri.

Yazar: BB Yazar

Okunma sayısı: 80

Yayın tarihi: 19 Eylül 2019 04:09:03

Güncelleme tarihi: 14 Ocak 2020 04:01:00

Kategoriler: Deyimler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir